Geçenlerde TV’de, Erol Köse’nin “Pop müzik pazarlaması” hakkındaki demecini Göze’yle birlikte izledik. Erol bey, bu piyasada işin gurusu sayılıyor olacak ki, kendisine atfedilen övgülerle dolu dış sesten sonra kendisinden şu sözleri, altı çizili renkli yazılar eşliğinde aldık;

Madde 1: İlk olarak kadını soyuyoruz. Bu iş soyunmadan olmuyor. Kadını soyacağız.

Madde 2: Bir polemiğin ya da kavganın içine sokacağız. Gündemde olan başka bir sanatçıyla kafa kafaya vurduracağız, yok olur mu öyle şey, ayıp falan diyenler olur, onları eninde sonunda yola getirir ikna ederiz. Yoksa nasıl gündemde kalırız? Hem size malzeme oluyor, hem de bizim işimize geliyor.

Zaten ne yaptığınız ortada da, bari bunu bu denli arsızca söyleyip, “pazarlama”, “imaj yönetimi” ya da “iletişim çalışmaları” gibi adlandırmayın.

İmaj yönetimi kadınları çıplaklaştırmak, İletişim çalışmaları kuduz köpekler gibi sağa sola saldırıp kulvar içi - kulvar dışı kimselere çamur atmak, Pazarlama’da bu yelpazedeki faaliyetlerin tümüyse, ben hangi mesleği yapıyorum?