Bir terslik olmazsa bu hafta Perşembe gününden Pazar gününe kadar Göze ile Marketingist’te olacağım. Bu süre içerisinde fuarda olup bize katılmak isteyecek olan arkadaşlar olursa bana ya da Göze’ye e-mail aracılığıyla ulaşmaları yeterli olacaktır. Media Markt - Başka bir pazara giriş faciası mı? Best Buy’ın Türkiye’deki teknomarket pazarına giriş yapacağı haberi geldikten sonra, Media Markt’ın da haberi geldi. 25 Eylül’den itibaren Media Markt, Türkiye’deki operasyonlarına başlayacak gibi görünüyor. Fakat burada konumuz Media Markt’ın gelişi değil, lansman kampanyasında yaptığı bu çalışma. Siteye giren ziyaretçileri karşılayan görsel beni hayrete düşürdü. Benim Media Markt’a sormak istediğim bir kaç soru var: -Nataşa kimdir veya nedir? -Türk insanının Nataşa algısı nedir? -Media Markt Nataşalar ile ne gibi bir etkileşim içerisinde? -Nataşalar alet olarak mı görülüyor (çekici alet)? Burada bir mesaj var da ben mi anlayamadım? Burada anladığım şey, teknoloji’nin çekiciliği ile Türk insanının, daha doğrusu Türk erkeğinin Nataşaları çekici bulmasının yaratıcı ekipte serbest çağrışım yaptığı fikri. Ancak, Türk insanının Nataşa algısı, para karşılığı seks yapan Rus asıllı bayanlar olduğundan Media Markt’ın tüketicilerle böyle bir ilişki yaşayacaklarının sinyallerini mi vermeye çalışmışlar? Her türlü yoruma açıktır, eğlenceli olsun istemişler, ancak bana bir lansman faciası gibi geldi. 17 Eylül 2007 Pazartesi Outdoor - Nokia Bluetooth Kiosk Nokia, Beşiktaş’a bluetooth kiosk’u yerleştirmiş. Mantık şu, Nokia (ya da herhangi bir bluetooth’lu telefon ile) kiosk’a yaklaşıp, melodinizi sisteme yolluyorsunuz ya da seçebiliyorsunuz. Kiosk üzerindeki kolonlar sayesinde müzikleri dinleme şansına da sahipsiniz, ayrıca bir ekran var ancak zamanım kısıtlı olduğundan inceleme şansına sahip olamadım, dolayısıyla fonksiyonunu çözemedim, sanırım kullanım için yol gösteriyordur. Geçen sene ünlü bir cips markası için çalışırken İtalyan kreatif direktörümüz bluetooth ile buna benzer bir fikri kullanabileceğimizi söylemişti, ancak onun ortaya attığı fikrin ortalama Türk insanının sabrını ve zamanını ayıracağı bir mecra olmadığını belirtmiştim. O proje müşteriye sunulmadı. Bugün bu fotoğrafları çekerken insanlar kiosk’a yanaştı, şöyle bir bakındılar, ancak “boşver” anlamında ellerini kaldırıp yollarına devam ettiler. Tahminimce sistem karmaşık ve zaman gerektirdiği için vazgeçtiler. Sanırım bu konuda haklıyım. Aramızda böyle bir mecranın başına geçerek onunla uğraşacak birisi var mı?