Geçtiğimiz günlerde Arçelik’in tek tuşlu bulaşık makinesi icat ettiğini duyurmuştum. Fatmanur Erdoğan bu konunun altına çok çarpıcı bir yorumda bulunmuştu.

“2001 yılında tek tuş bulaşık makinelerini Siemens markasıyla piyasaya sürdük. 2007 yılında da Arçeliğin böyle bir makineyi ilk defa ancak çıkartabiliyor olması ve bunu ilk yaptık diye duyurması elbette bizi çok güldürdü! Bulaşık makinesi pazarı ise henüz yeni yeni canlanmaya başladığından tüketicilerin bu reklamlarımızı hatırlamıyor olması doğal… Yakında bu konu ile ilgili haberleri izlemeye devam edin lütfen…”

Bugün ekşisözlük’e girdiğimde beni karşılayan theme, cevabı net bir şekilde veriyor.

Aslında, ufoozgur adlı sözlük kullanıcısının yazdığı gibi, “reklam yoluyla ayar vermenin en güzel örneği” olmuş gerçekten de. Üstelik bunu ekşisözlük gibi genç bir platformda lanse etmesi hem Arçelik için büyük bir prestij kaybı olacaktır hem de altına aldığı yorumlarla ve ağızdan ağıza anlatımla viral etki yaratabilecektir.

Daha farklı mecralarda bu reklamları görürsek Arçelik’in yapacağı hamleyi merak ediyorum…


Zaman Outdoor reklamları ve basında tarafsızlık

Bazı şeylere çok dikkat ederim, biri de aldığım haberin tarafsız olmasıdır. Üzülerek söylüyorum ki bu, Türkiye şartlarında geçerli olmayan, hatta belki de gelinen noktada asla gerçekleşmeyecek bir durum. Bu konuda hiç ümidim yok yani.

Tarafsızlıktan kastım yalnızca kutuplaşmalar değil, bağımsız geçinen gazetelerin bile kullanmaktan çekinmedikleri kendi üslupları.

Hepsi kendi zümrelerinin, tabir-i caizse “nabzına göre şerbet” veriyor. Medya grupları da zaten terazinin ağır geldiği tarafa göre bu üsluba yön vermekte.

Briefistan yazmış;

“Zaman herşeyin sorumlusu olarak kendilerinin, muhafazakarların, “dincilerin” biçilmesine içerlemiş. “onlar” diye bahsediyor. asıl “onlar” suçlu. kendileri farklıymış. afişlerin “Zaman Gazetesi"yle alakası bile olmaması da olayın bir başka yönü.”

Mecranın kullanımı beni inanılmaz rahatsız etti. Görsel ile modernize edilmiş sayılır ancak klasik muhafazakar saldırganlığından hiç bir şey kaybetmemiş.

Biraz tutarlı olunsaydı keşke, gazetede o kadar pazarlama profesyoneli yazar var ama bir yol göstermemişler, bu mu bütünleşik pazarlama iletişimi anlayışları?

“Onlar” diyerek zaten bir basın organının yapmaması gereken şeyi yaparak kitleleri birbirinden ayırıyor. Belli bir zümreye hitap ediyor ve geri kalanlarına sanki dış mihraklarmışcasına “onlar” diyor (aynı şeyi Cumuriyet gazetesi de yapıyor ve ben onların bu tutumunu da hiç hoş karşılamıyorum!)…

İkiyüzlülük mü dersiniz yoksa korkaklık mı bilmiyorum, ama keşke görseldeki yüzün altını da gösterselermiş te o yüzün altındaki “upuzun arap sakalı” görmüş olsaydık…