Bu, aslında bir firmanın ne denli saçmalayabileceğinin göstergesi. Orijinali “Yes to shaking what your mama gave you” olan bir sloganı Türkçe’ye çevirirken bu denli saçmalanabilir çünkü.
Bu saçmalama kültürü Nike’de oldukça popüler olsa gerek, zira kendi logolarını Arap alfabesine göre revize etmişler ve Orta Doğu’da kullanmışlardı. Hesap ederek ya da etmeyerek, “Allah” yazılışına benzer bir logo da tepki toplamış, binlerce ayakkabı toplatılmıştı. İkinci görsel, esprili bir şekilde durumu özetlediğinden konuyu dağıtmamak için fazla bir şey yazmıyorum.
Böyle bir saçmalamanın üzerine, Türkiye gibi bir ülkeye, hem de dengeler bugün bu kadar hassasken, böyle bir üslupla dokunmanın anlamı nedir?
“Annenin verdikleri” çok mu çirkin, ya da onların tabiriyle daha mı “ofansif” olur?
Enteresan biçimde düşünmedikleri bir nokta var, o da Nike satın alan kitlenin “yaradan” sıfatını duymaktan ve alt anlamlarından pek hoşnut olmayacakları.
Burada ciddi bir yanlış var. Stratejide ya da iletişimde, veya her ikisinde birden.
Yok, Nike yetkilileri “Türkiye’de muhafazakar kesim yükselişte, biz en iyisi yüzümüzü onlara dönelim” derlerse bütün kreasyonu da elden geçirmeleri lazım. Daha kapalı ve bol kesimler gibi… Ya da “mesajımızı değiştirmeliyiz” derler -ki Nike gibi bir firma için aklı selim çözüm yolu bu gibi duruyor.
Zira bahsettikleri eylemi yaptıracakları kimseler, “yaradan” aşkından dolayı “çalkalama” olayına, hem de bu kreasyonla, asla girmeyeceklerdir.