Dün, radyoda bir spota denk geliyorum. Spot değil, tam anlamıyla deklarasyon! “…İnternet’te dolaşan bu maillerin… Kurumsal itibarımızı zedelemeye yönelik girişimde bulunan şahıslar yargı önünde hesap vermektedirler…” “Danone” dedim. Ardından da teyidi geldi; “Danone olarak, bu tip girişimlerin…” Daha önce, Danone ürünlerinin muhteviyatının, Türk çocuklarının zihinsel gelişimini özellikle engellemeye yönelik geliştirildiği bilgisi bir e-mail ile viral etkiyle yayılmıştı. Gerekli açıklamaların yapılmasına rağmen bu leke üzerlerinde kaldı. Danone bu algıyı kırabilmek için fabrikaya anneleri davet etmesinin yanında muhtemelen; -Bir sürü reklam filmi prodüksiyonu yaptı, -Call center elemanlarının sayısını artırıp ek eğitimler verdi, -Database’inde bulunan kimselere çeşitli direct marketing kanallarıyla ulaştı, -In-store ve outdoor bilgilendirme aktiviteleri düzenledi, -Yüzlerce basın bülteni gönderimi gerçekleştirdi, -Medya takibi için ciddi efor harcadı, -Ve daha aklıma gelmeyen başka faaliyetlerde bulundu… En sonunda da, dün duyduğum bu radyo spotu… Danone halen bir kaç sene önce atılan bu e-mail’in lekesini temizlemeye çalışıyor! Bilginin yayılma hızı korkunç. Yarattığı etkinin finansal ve fırsat maliyeti ortada! Danone krizi ise başarılı bir case study olarak görmek lazım. Yeni iletişim mecralarını halen ciddiye almayan tüm iletişimcilerin okuması, kafa yorması ve çözüm üretmeye çalışması gereken bir case study…