Bu defa tersine gidelim, hep markalara tavsiyelerde bulunduk, biraz da yazanlara ve işi ciddiye alanlara seslenelim. “Sosyal Medya’yı anlamadılar…” diye markalara verip veriştiriyorsunuz da, siz ne anladınız? Ya da şöyle sorayım; “Sizin sosyal medya anlayışınız nedir?” Bir tarafa bakıldığında canı yandığı için, haklı olsun olmasın, markalara acımasızca saldıran bir güruh, bir tarafta al gülüm ver gülüm ilişkileri, bir tarafta ise markalardan sponsorluk ya da bedelsiz ürün sağlamak için çeşitli numaralar yaratıldığını görüyoruz. Yani kısacası, sosyal medya’nın da canına okuduk!
Sosyal’ini iyi anlamışız, orası belli. Sohbet, şamata gırla… “Medya” tanımını ise anlayamadığımız apaçık ortada. Bugün o çok eleştirilen gazete yazarlarına baktığımızda (Reha Muhtar gibi isimleri tenzih ederek konuşuyorum) görebiliriz, bir çoğu bir markadan canı yandığı için köşesinde bundan şikayet etmez. Edecekse de isim vermeden, çözüm önerisinde bulunarak bunu gerçekleştirir. Bir örnek vereyim de tam olarak ne demek istediğim anlaşılsın; Geçenlerde istemediğim halde kredi kartı yollayan bir bankanın call center’ına telefon açtım ve kartımı iptal ettirmek istediğimi söyledim. Tam 15 dakika boyunca sabrımı koruyarak dil döktüm, sonunda başardım. Ancak, 15 dakikalık gereksiz bir konuşma yapmak hiç hoşuma gitmedi. Dönüp bunu aktarabilir ve negatif algı yaratabilirdim. Bunun yerine, kendimce yararlı gördüğüm şu bilgiyi aktaracağım; Bir kartı iptal etmek için en kolay yol, bankaya telefon açıp kartı kaybettiğinizi söylemektir. Kart derhal iptal edilir ve karşınızdaki kişi, yasal bir zorunluluk olarak yeni kart isteyip istemediğinizi sorar. Hayır dediğiniz anda da (borcunuz yoksa) söz konusu kredi kartıyla ilgili tüm ilişiğiniz tamamen kesilir. İşte bu, benim düşünceme göre, anlamlı bilgidir. Siz hiç, yazdığınız yazıların sizi okuyan kişilere olan faydasını sorguluyor musunuz? Yoksa keyif için mi yazıyorsunuz? Sorumluluk duygusuyla yazıyorsanız, yayınlarınıza baktığınızda faydalı bir içerik görmeniz gerekmiyor mu? Keyif için yazıyorsanız, “sosyal mesaj kaygım yok” diyorsanız “sosyal medya”cılık oynamaktan vazgeçmenin zamanı değil mi? Bu soruların cevapları kafamızda netleştikten sonra oynamaya devam edebiliriz. Bu zamana kadar, markaları rahat bırakalım.