Web’de Bilgi Yönetimi konusunun ilk unsuru olan Dijital Varlık Yönetimi ardından listede bahsettiğim diğer iki öğenin, Arama Motoru Optimizasyonu ve Sosyal Medya Optimizasyonu’ndan bahsedeceğim. Arama motorlarında çıkan sonuçları yarı kontrol edilebilir nitelememizin sebebi olarak, çeşitli SEO (Search Engine Optimization – Arama Motoru Optimizasyonu) teknikleri yardımıyla istediğimiz içeriklerin öne çıkarılması gibi çok basit bir sebebi önerebiliriz. Sosyal medya içerikleri konusunda ise durum değişkenlik gösteriyor. Söz konusu içeriklerin kontrol edilebilir olması için, içerik üreticileriyle karşılıklı bir diyalog
geliştirilmiş olması, önceden ilişki oluşturulması önemli. Aksi halde, içerik üreticileri finansal/duygusal anlamda bağlayıcı bir etki ortada yoksa, bu içerikler kontrol edilemez hale gelebilir. Bağımsız içerik üreten kimseler için yaptırım unsurları başta duygusal ve finansal olmak üzere farklı başlıklarda incelenebilir, fakat bu konu tartışmalara çok açık olduğu ve konumuzun ana ekseninde olmadığı için şimdilik değinmek doğru olmaz.
Neden önemli? Son kullanıcı açısından bakarsak, bugün web kullanımında belli başlı startup’larımız hariç, her gün defalarca kez arama motorlarının referanslarına başvuruyoruz. Web’de bilgiyi aramak için başlıca referans kaynağımız haline gelmiş durumdalar. Kurumsal perspektiften baktığımızda ise, her gün kontrol edemeyeceğimiz onlarca, yüzlerce, hatta büyük kurumlar için belki binlerce farklı içeriğin, farklı kaynaklardan web’e pompalandığını görebiliriz. Bu yığınla doğru-yanlış iç içe geçmiş bilgiyi ayıklamak, etkisinin fazla olduğu düşünülen içerikleri son kullanıcılar ve konuyu araştıranlar için daha kolay bulunur bir hale getirmek ve olumsuz içeriklerle hatırlanmamak gibi konular
Birbirini tetikleyen unsurlar Bugün bilgiye iki türlü erişiyoruz. İlk olarak, kendi eforumuz olan arama motorları sayesinde, İkinci olarak da, sosyal medya’da üretilip kendiliğinden eriştiğimiz içerikler sayesinde. Arama motorları üzerinde yapılması geciken optimizasyon, müşteriyle ilk temas aşamasında kurumların satışlarına -artık dolaylı değil- doğrudan etki edecek duruma gelebilir. Sosyal medya üzerinde bir gündem yönetimi yapılmadığı taktirde de üretilecek olan herhangi bir içeriğin, blog yazılarının ve mikroblog hareketlerinin ise yayılım hızı ve SEO avantajları ile sıkça küçük, yer yer büyük krizler oluşturabileceğini de unutmamak gerekiyor.
En basit tabirle anlatmak gerekirse; Arama motorları için “web’in hafızası” demek çok da yanlış olmaz. SEO’yu ise kötü anıları uzaklaştırmak için yaptığımız bir hipnoz tekniği gibi düşünmeli. Sosyal medya’da gündem yönetimi için yapılabilecek metaforlar sektörel olarak değişkenlik gösterebilir. Fakat kriz yönetimi konusunu lütfen “her ağlayana emzik vermek” gibi görmeyin, özellikle kurumsal bir koltukta oturuyorsanız!
Elde ne var? Günün sonunda, elimizde aşağıdaki gibi bir diagram oluyor;
Dijital Bilgi; Web’e kontrollü olarak pompaladığımız içerikler, Arama Motoru İçerikleri; Üçüncü partiler tarafından web’e pompalanan içerikler, SEO; AMİ’ni kontrol edebilmek, bilgiyi süzebilmek için kullandığımız en önemli araç, Sosyal Medya İçerikleri; Üçüncü partiler tarafından web’e ve hedef kitlelere sunulan içerikler, Gündem/İçerik Yönetimi; SMİ’ni dinleyebilmek, gerektiğinde yönlendirebilmek için kullanılan metotlar, Social Tracking; Arama motorları ve sosyal medya araçları üzerindeki içeriklerin dinlenebilmesine yarayan araçlar. Bütün bu bilgi rafinerizasyonu öncesinde, sırasında ve sonrasında ortaya çıkan yığına ise Dijital Varlık diyebiliriz.