2010 yılının ortasında bir dergi, Tablet PC’ler hakkındaki görüşlerimi yansıtmak amacıyla bir röportaj talebinde bulunmuştu.

Tek cümle öne çıkarmak istesem bu, “Tablet ürünlerin anlamlı fiyat düzeylerine gelmeden kısa vadede bir fark yaratmayacağını, fakat alım gücü seviyesine gelir gelmez tüketicinin bu teknolojiye hemen adapte olacağını düşünüyorum” olurdu.

Piyasadaki çeşitliliğin artmasıyla ve bir sürü Android’li cihazın çıkmasıyla birlikte, iyi bir Tablet PC’nin fiyatı, 2011 Ocak itibariyle 1500 TL seviyelerine gelmiş durumda.

Bu gelişmeyi görüp vizyonunu buna göre belirleyen bazı şirketlerin, bazı yayınlarının dijital versiyonlarından elde ettikleri gelirin, fiziksel versiyonlarının gelirini geçtiğini söylesem inanır mıydınız?

Dün canlı deneme fırsatı bulduğum bir başka dijital dergi ise, yayın yönetmenliğinin ve art direktörlüğün gün geçtikçe daha farklı bir boyuta koştuğunu gözler önüne seriyor gibiydi.

Artık yayınların hazırlanmasında sayfa düzeni ve kolaj gibi geleneksel metotların değil, kullanıcı deneyimi, arayüz geliştirme ve hatta mikro ödeme sistemlerinin konuşulduğu bir döneme girdik.

Yayınlar içerisine video ya da kullanıcı deneyimine izin veren interaktif reklamların alınması, diğer okuyucular arasında etkileşime izin vermesi, farklı kanallara yönlendirmesi (örn. ürün üzerine tıklandığında web sitesine yönlendirmesi) ve mikro ödeme sistemleriyle ürünlerin hızlıca satın alınabilmesi, dijital yayıncılık için henüz yalnızca emekleme adımları…

Bu yayıncılık anlayışı henüz bir avuç insan tarafından benimsenmiş haldeyken, büyük yayın gruplarının bu konuya yalnızca “fiziksel derginin pdf versiyonu” olarak bakması -ki benim tabirimle “gömme dergicilik” yapmaları, pazarın hızlıca gelişmesine ve hizmet fiyatlarının düşmesine engel teşkil ettiği gibi, küçük yayıncılar için ise ciddi bir fırsat.

Sağlam içeriği bulunan, güncel içeriği interaktif ve deneyimsel bir şekilde sunabilen vizyon sahibi küçük girişimler, doğru hamlelerle ve sürekli inovasyonla dijital çağın büyük yayıncıları haline gelebilirler.

Dergiler hala ellerindeki muazzam içeriğe rağmen “reklam gelirlerimiz çok azaldı, dergicilik öldü” diye söylenedursunlar, geliştiricilik vizyonuna sahip olan dijital yayıncılar hızla büyüyerek bir pazar yaratacak ve reklam/içerik satışı gelirlerinde ciddi pay sahibi olacaklar.

En güzel yanı da, buna erişmek için milyon dolarlarca yatırım yerine yalnızca yaratıcılığa ve teknik kabiliyete ihtiyaç var.

“Yayıncılık öldü, web bizi bitirdi” diyen tüm dergicilere şöyle söylüyoruz; yayıncılığın o kadar genç ki, dişleri dijital çağla birlikte yeni çıkmaya başladı.