<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Basitlik on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/basitlik/</link><description>Recent content in Basitlik on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Thu, 08 May 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/basitlik/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Ne kadar basit... / Bir Lovemark vakası</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-05-08-ne-kadar-basit/</link><pubDate>Thu, 08 May 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-05-08-ne-kadar-basit/</guid><description>O kadar iyi.
Geçtiğimiz günlerde rastladığım çok güzel bir çalışma;
Üzerine ekleyeceğim tek şey, Leonardo DaVinci&amp;rsquo;nin bir sözü olacak;
&amp;ldquo;Simplicity is the ultimate sophistication&amp;rdquo;
Bir Lovemark vakası TV&amp;rsquo;de bir programda İzmir tanıtılıyor. Eskiden beri işletilen bir cafe tanıtılırken, oranın müdavimlerinden olan tekerlekli sandalyedeki bir teyze, bir anısını anlatıyor;
&amp;ldquo;Bana bir gün &amp;lsquo;buyrun gelin kahvemizi için&amp;rsquo; dediler, ben de &amp;lsquo;gelemem, oraya çıkmak için rampa yok&amp;rsquo; diyorum. 1 hafta sonra evime haber yollanıyor, &amp;lsquo;sizin için rampa yapıldı&amp;rsquo; diye.</description></item></channel></rss>