<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Gerilla Pazarlama on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/gerilla-pazarlama/</link><description>Recent content in Gerilla Pazarlama on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Tue, 14 Oct 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/gerilla-pazarlama/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Internet ve evrim</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-10-14-internet-ve-evrim/</link><pubDate>Tue, 14 Oct 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-10-14-internet-ve-evrim/</guid><description>Internet&amp;rsquo;i seviyorum. Sadece iletişim açısından sağladığı kolaylıklardan dolayı değil, hayatlarımızı ve yüzyıllardır süregelen alışkanlıklarımızı geri döndürülemez biçimde değiştirdiği için. Ekonomiye getirdiği dinamizm açısından bakacak olursak, internet, bir çok yeni iş koluna gebe. İşin güzel yanı, bu işleri kurabilmek için eskisi gibi yoğun sermaye değil, genellikle iyi bir fikir yeterli oluyor! &amp;ldquo;Her gün bir ürün, en uygun fiyata&amp;rdquo; konseptli siteler bu ara pek revaçta. Bu segment&amp;rsquo;in tartışmasız lideri olan indragandi.com pazardan çekildiğinden beri bir çok yeni site yayına girdi&amp;hellip; Bu segment&amp;rsquo;te indragandi&amp;rsquo;nin boşalttığı koltuğu doldurmak için kıyasıya bir yarış verilirken beklenmedik bir şey oldu.</description></item><item><title>Odaklanın; Kaybettiğiniz zamana...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-08-25-odaklanin-kaybettiginiz-zamana/</link><pubDate>Mon, 25 Aug 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-08-25-odaklanin-kaybettiginiz-zamana/</guid><description>Bazen Iraz&amp;rsquo;ın da dediği gibi, küçük insanları bırakıp yola devam etmek gerek&amp;hellip; Çoğu zaman da Uğur Abi&amp;rsquo;nin dediği gibi, kazanan olmayı belirleyen şey, koltuk veya ünvan değildir. İş yaşamında telefondaki kaba insana, müdür konumundaki zorbalara karşı kendi doğrularınız için savaştığınızı düşünüyor olabilirsiniz&amp;hellip; İkili ilişkilerinizde karşınızdaki insana onlarca dakika boyunca laf anlatmaya çalışabilirsiniz&amp;hellip; Trafikte asabınızı bozan kimseyle camın ardından avaz avaz birbirinize bağırarak kendinizi haklı çıkarma mücadelesine girebilirsiniz&amp;hellip; Kim kazanır? Ne kazanılır?</description></item><item><title>Efe Rakı Advergame</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-12-11-efe-raki-advergame/</link><pubDate>Tue, 11 Dec 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-12-11-efe-raki-advergame/</guid><description>Efe Rakı &amp;ldquo;Çal Oynasın&amp;rdquo; isimli bir advergame hazırlamış. Şu anda hatırlayamadığım ancak MSN Messenger pencerelerimden birinin hemen altındaki metne tıklayarak giriş yaptığım sitede ilk dikkati çeken unsur elbette ki +18 uyarısı oluyor. İster klavye aracılığıyla isterse de mikrofon yardımıyla (el çırparak) oynanan oyunun mantığı şöyle, bir dansöz müzik eşliğinde oynamaya başlıyor, bu esnada alttan geçen baloncuklar ekranın alt ortasında bulunan dairenin içine girince space tuşu ile (ya da mikrofon desteğiyle oynanıyorsa el çırparak patlatılıyor) ve bu sayede ritim tutuluyor.</description></item><item><title>Farklılaşma diyoruz, ama...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-28-farklilasma-diyoruz-ama/</link><pubDate>Sun, 28 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-28-farklilasma-diyoruz-ama/</guid><description>Farklılaşayım derken dünyadan kopanları da görebiliyoruz. Bir toplu konut firmasının yerleşimi için bastırdığı katalog. Aynı konut firması farklılaştırılmış konseptleri ile öne çıkmaya çalışıyor, bunun gibi Türk insanına yabancı bir kaç konsepti daha var. Aslında konutlar için denebilecek pek fazla bir şey yok, gayet güzel görünüyorlar, ancak bizim insanımız bunları sevmez. Hedef kitle elbette ki A+ insanlar. Kaç tane A+ insanı oraya toplamayı düşünüyorlar? Bilmiyorum. &amp;ldquo;En avrupai yerleşim&amp;rdquo; olarak lanse ediliyor. Ben daha Türkiye&amp;rsquo;de yaşayan Avrupalı diyebileceğim bir insan görmedim, görsem de &amp;ldquo;Merhaba&amp;rdquo; deyince &amp;ldquo;What?</description></item><item><title>DHA ve habercilikte etik</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-22-dha-ve-habercilikte-etik/</link><pubDate>Mon, 22 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-22-dha-ve-habercilikte-etik/</guid><description>Hüseyin bu fotoğrafı nerede görmüş bilmiyorum, Hürriyet&amp;rsquo;in ya da iştiraklerinden birinin web sitesinde olabilir. Kendisi bu fotoğrafın alt anlamını gayet güzel açıklamış. Ben başka bir şeyler söylemek istiyorum. Bunun adı nedir? Habercilik mi? Değil. Pazarlama mı? Hiç değil. Terbiyesizlik? Evet, olsa olsa bu olabilir. Şehit edilmiş bir gencin fotoğrafını buluyorsunuz ve üzerini &amp;ldquo;Biz bulduk!&amp;rdquo; dercesine, taze acısına ve anısına saygısızlık ederek logonuzla karalıyorsunuz. Futbol maçlarındaki (hedef kitlenin tahammül sınırına doğru ortantılı olarak) önemli pozisyonlar hariç, haberciliğin neresinde görülmüş bu denli iğrençleşilmek?</description></item><item><title>Dove: Onslaught</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-03-dove-onslaught/</link><pubDate>Wed, 03 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-03-dove-onslaught/</guid><description>Dove: Evolution kampanyasının reklam filmini hemen hemen herkes görmüştür. Yine en az onun kadar çarpıcı bir başka film çekilmiş; Dove: Onslaught &amp;ldquo;Talk to your daughter before the beauty industry does&amp;rdquo; (Kızınızla konuşun, kozmetik endüstrisi onunla konuşmadan önce). Mesaj açık, yönetmenlik ve fikir ise harika. Onslaught (şiddetle hücum etmek) ise böylesi bir film için mükemmel düşünülmüş bir isim.</description></item><item><title>Erbil Süel yaklaşımı</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-28-erbil-suel-yaklasimi/</link><pubDate>Fri, 28 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-28-erbil-suel-yaklasimi/</guid><description>Iraz geçenlerde blogunda İzmir&amp;rsquo;li yerel bir işletmenin &amp;ldquo;İzmir&amp;rsquo;liliğinden bir şey kaybetmediğini&amp;rdquo; yazmış. Yazının içeriği kadar işletmenin tavrı da hoşuma gittiğinden burada paylaşmak istiyorum; &amp;ldquo;İzmirli bir marka olduğunu bildiğim Erbil Süel, İzmir&amp;rsquo;e has bazı &amp;ldquo;kelime farkları&amp;quot;na fazlasıyla bağlıymış gibi göründü gözüme. Dün Bornova&amp;rsquo;da işten dönerken Erbil Süel&amp;rsquo;in vitrininde gördüğüm bu promosyon yazısına çok güldüm. İzmir&amp;rsquo;e diğer şehirlerden gelip de yerleşenler hemen fark etmiştir, burada bazı evrensel kelimeler kullanılmaz. Simide &amp;ldquo;gevrek&amp;rdquo; denir, sigorta &amp;ldquo;asfalya&amp;quot;dır, çekirdeğe &amp;ldquo;çiğdem&amp;rdquo; derler.</description></item><item><title>Kişiye özel Adidas</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-26-kisiye-ozel-adidas/</link><pubDate>Wed, 26 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-26-kisiye-ozel-adidas/</guid><description>Adidas&amp;rsquo;ın boya kutusu, renkli boyaları ve renk paletiyle &amp;ldquo;custom design&amp;rdquo; ayakkabısı &amp;ldquo;Adicolor&amp;rdquo; oldukça hoş ve ince düşünülmüş bir üründü. Ben Türkiye&amp;rsquo;de rastlamasam da geçen senenin başında internetten gördüğüm fotoğrafları ile ürün aklıma kazındı. Tüketici tek olmak istiyor. Bu ürün de, Adidas&amp;rsquo;ın kişiselleştirilmiş ürünlere yaklaşımını gayet güzel anlatıyor ve Adidas&amp;rsquo;ın bu önemli konuyu ne denli iyi kavradığını açıklıyor. Bu sezon da şöyle bir tasarım yapmış Adidas; Geçen seneki kadar esnek, ince ve detaylı olmasa da, daha pratik ve hızlı.</description></item><item><title>Henkel reklamları üzerine</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-14-henkel-reklamlari-uzerine/</link><pubDate>Fri, 14 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-14-henkel-reklamlari-uzerine/</guid><description>Daha üniversite&amp;rsquo;ye dahi adım atmamışken aklıma düşen kurtlardan biridir. Bunca zamandır aklımı meşgul etse de, halen ekranlarda Henkel&amp;rsquo;in aynı tip reklamlarını görmekteyiz. Bir stereotip olan Henkel reklamları&amp;hellip; Zaten ucuz prodüksiyonlu ve klişeleşmiş reklam anlayışıyla çekilen deterjan reklamlarının geneline şu konsept hakimdir; Türk tipine hiç benzemeyen, tamamen aryan bir hanım çıkar, kıyafetlerinin renklerinin solukluğundan ya da lekelenmesinden şikayet eder, bu arada dudaklarına ve mimiklerine gözümüz takılır, ancak anlamı yoktur söylediklerinin, çünkü farklı bir dilde konuşuyordur.</description></item><item><title>Vatan Computer indirimi ve WOMM'un gücü</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-11-vatan-computer-indirimi-ve-wommun-gucu/</link><pubDate>Tue, 11 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-11-vatan-computer-indirimi-ve-wommun-gucu/</guid><description>Dün akşam bir arkadaşım MSN Messenger&amp;rsquo;dan bana &amp;ldquo;25.yıl şerefine Vatan Computer&amp;rsquo;da yarın tüm ürünlerde %25 indirim var haberin olsun&amp;rdquo; diye bir mesaj iletti. Önce dikkate almadım ancak gün içerisinde Ataşehir civarında işim olduğundan uğrarım dedim. Göze ile kalktık Bostancı Vatan Computer&amp;rsquo;a gittik. Yolda ciddi bir trafik vardı ve anlam veremedik, espriyle &amp;ldquo;Vatan&amp;rsquo;a gelmişlerdir&amp;rdquo; dedik. Mağazadan içeri girdiğimizde anladık ki gerçekten de Vatan indirimi için gelmişler. Müşteri profili öncelikle bilgisayar düşkünleri ya da ofis için alışveriş yapmaya gelen erkeklerdi.</description></item><item><title>Alternatif mecra -video</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-05-alternatif-mecra-video/</link><pubDate>Wed, 05 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-05-alternatif-mecra-video/</guid><description>Bir önceki Alternatif mecra başlıklı yazımda bahsettiğim video aşağıda&amp;hellip; Video için Zafer&amp;rsquo;e teşekkürler. Alternatif mecra Geçtiğimiz hafta Caddebostan&amp;rsquo;da otururken kalabalığın ilgisinin bir noktaya toplandığını farkettik, dönüp baktığımda sırtlarındaki donanımla hem sesli, hem de tepesindeki LCD ekranla görüntülü reklam mecrası haline gelen bu arkadaşları gördüm. T-Shirt üzerindeki reklamları zaten biliyorduk, alnına yazı yazdıranları, hatta koluna, omzuna ve çeşitli uzuvlarına dövme yaptıranları da gördük, ama bu bambaşka olmuş. Kaplumbağa gibiler, azıcık öne doğru eğildiklerinde LCD&amp;rsquo;ler gözünüzün içine giriyor.</description></item><item><title>Öyle hızlı ki, uçuyoruz!</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-04-oyle-hizli-ki-ucuyoruz/</link><pubDate>Tue, 04 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-04-oyle-hizli-ki-ucuyoruz/</guid><description>Ha oldu, ha olacak derken nihayet söylentiler doğru çıktı ve İran ile eşdeğer hızda olan internet bağlantımız, asgari 1mbit hıza yükseltildi. ATCW imzalı reklam filmi, Türk Telekom&amp;rsquo;un hizmetinin kalitesini bilen benim de içinde bulunduğum bir çok abonenin asabını bozuyor. Halen fahiş fiyat, halen sürekli kopan, dünya standartlarının çok altında, yavaş bağlantı hızları&amp;hellip; Tepkiler için buraya&amp;hellip; Müşterilere, yani Türk insanına yaptıkları muameleye, sansür uygulamalarına, kurumsal düzeyde beceriksizliğine ve hantallığına rağmen dünyada eşine rastlanmayacak denli kârlı bir kurum olma özelliği taşıyan Türk Telekom, reklamlarıyla da toplumdaki antipati seviyesini istikrarlı bir şekilde arttırmaya devam ediyor.</description></item><item><title>Plajda elbiseyle güneşlenmek?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-29-plajda-elbiseyle-guneslenmek/</link><pubDate>Wed, 29 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-29-plajda-elbiseyle-guneslenmek/</guid><description>Cengiz Semercioğlu bugünkü yazısında Cola Turka reklamında bikinili kız olmadığından bahsetmiş, sonunda da demiş ki; &amp;ldquo;Bütün kızlar plajda neredeyse boğazlı kazakla dolaşacaklar. Madem bu kadar hassas olacaktınız, keşke plajda çekmeseydiniz reklamı&amp;hellip;&amp;rdquo; Şu bilinen bir gerçek ki, dünyanın en büyük markalarına sahip grupların birçoğu Yahudi asıllıdır. Peki, onlar ideolojilerini ticarete alet ediyorlar mı? Ben hiç şahit olmadım. Ülker bence yapacaksa ya kendi ideolojini takip ederek kendi hedef kitlesine ulaşmalı, ya da &amp;ldquo;çılgınca eğleniyoruz!</description></item><item><title>Fazla Cesur</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-25-rtesi/</link><pubDate>Sat, 25 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-25-rtesi/</guid><description>Fazla cesur K-fee, kahve ve süt karşımı. Kafeini arttırıldığından, aynı zamanda enerji içeceği, fakat K-fee&amp;rsquo;yi piyasadaki enerji içeceklerinden farklı kılan, sıradan bir enerji içeceğinin içerdiği kalori&amp;rsquo;nin yarısını içeriyor olması. Bir sıra dışı yanı da, marka yüzü olarak kullandığı kişi. Michaela Schaffrath, nam-ı diğer &amp;ldquo;Gina Wild&amp;rdquo;, Almanya&amp;rsquo;nın ünlülerinden birisi. Ancak kendisi, ününü porno filmlerle kazanan, daha sonra porno endüstrisi dışında filmlerde rol alan bir bayan. Porno endüstrisini terk etmesine rağmen aktrislik kariyeri boyunca adı hep çevirdiği &amp;ldquo;öteki&amp;rdquo; filmlerle anıldığından, bu durumla yaşamaktan memnun gibi.</description></item><item><title>Seçim mi hastalık mı?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-10-secim-mi-hastalik-mi/</link><pubDate>Fri, 10 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-10-secim-mi-hastalik-mi/</guid><description>ATV ana haber&amp;rsquo;de bir altyazı; &amp;ldquo;Avrupa&amp;rsquo;da &amp;lsquo;marka hastalığı&amp;rsquo; 4-5 yaşındaki çocuklarda ortaya çıkmaya başladı. Araştırma sonuçları ve bizim ülkemizdeki durum az sonra&amp;hellip;&amp;rdquo;
Saçma sapan şeyler izlemeye tahammül edemediğimden haberin çıkmasını da bekleyemedim. Üzerine biraz düşündüm de, bu zaten bir şey değil. İstanbul&amp;rsquo;da doğup büyümüş bir birey olarak, çoktandır marka seçiciliğim, ya da &amp;lsquo;marka hastalığı&amp;rsquo;m var. Daha küçücük çocukken American Eagle ayakkabılar (hala da dururlar, fotoğrafını koymak isterdim ama neredeler bilmem), Lee pantolonlar giyer, evdeki CK One parfümü çaktırmadan kullanırdım =)</description></item><item><title>Büyük seçim Mc Menüsü</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-07-buyuk-secim-mc-menusu/</link><pubDate>Tue, 07 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-07-buyuk-secim-mc-menusu/</guid><description>&amp;ldquo;Mc Donald&amp;rsquo;s kapılarını 05&amp;rsquo;te açacak&amp;rdquo; haberini gazetede görmüştüm. Ama ilgimi çeken kısmı haberin detayları oldu.
Bizim de her köşe başında büfelerimiz ve cafelerimiz var. Kimisi kendi çapında markalar, ama neden ulusallaşamadıklarını düşünürdüm.
Çünkü menülerine baktığınızda herşey vardır ve bununla övünürler. Daha fazla satmak için daha fazla ürün menüye tıkıştırılır, komplike menüler yaratılır. Aynı şeyi son yıllarda Mc Donald&amp;rsquo;s ta yapıyor ve menülerine tavuk, salata, vejetaryen burgerler, dondurma gibi alakasız kalemler (şimdi de tahıl ürünleri ve meyveler!</description></item><item><title>Pattex gerilla uygulaması</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-04-pattex-gerilla-uygulamasi/</link><pubDate>Wed, 04 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-04-pattex-gerilla-uygulamasi/</guid><description>Tepe Nautilus Carrefour&amp;rsquo;daki Pattex standı.
Uygulama çok hoşuma gitti, fotoğrafta pek güzel görünmese de yakından güzel duruyor. Çok orijinal olmuş. Tebrikler!</description></item></channel></rss>