<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Hürriyet on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/h%C3%BCrriyet/</link><description>Recent content in Hürriyet on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Fri, 26 Sep 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/h%C3%BCrriyet/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Jean Amerika'nın şalvarıysa, DeFacto neyin</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-09-26-jean-amerikanin-salvariysa-defacto-neyin/</link><pubDate>Fri, 26 Sep 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-09-26-jean-amerikanin-salvariysa-defacto-neyin/</guid><description>nesi? İster bir toplantı masasında, ister bir arkadaş grubunda olun, ortaya sunulan bir öneriyi savuşturuyorsanız, beğenmediğinizin yerine yeni bir çözüm sunmanız gereklidir. Aksi taktirde yapıcı olmaktan uzak olursunuz. Son günlerde DeFacto&amp;rsquo;nun geleneksel mecralar üzerinden yaptığı iletişim de çok dikkatimi çekiyor. &amp;ldquo;Jean Amerika&amp;rsquo;nın Şalvarıdır!&amp;rdquo; diyor DeFacto. Son derece sivri bir slogan (yine Hulusi Derici, yine M.A.R.K.A., ne kadar ayrıştırıcı değil mi?). Peki, ilk duyduğumda ikna oluyorum diyelim, Jean = Amerikan şalvarı. &amp;ldquo;DeFacto ne?</description></item></channel></rss>