<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Iletişimden Anlamamak on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/ileti%C5%9Fimden-anlamamak/</link><description>Recent content in Iletişimden Anlamamak on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Fri, 28 Nov 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/ileti%C5%9Fimden-anlamamak/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>'Müşteriler' / Tüketiciyi tanımama</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-11-28-musteriler-tuketiciyi-tanimama/</link><pubDate>Fri, 28 Nov 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-11-28-musteriler-tuketiciyi-tanimama/</guid><description>Kurumsal şirketlerdeki egosu yüksek insanlardan bahsettik. Egolara yenik düşülmesi yalnızca şirket içerisinde çatışmalara ve heba edilen iletişim yatırımlarına değil, en çok konuştuğunuz insanların, tüketicilerin seslerini duymamaya, şirketin kafasını kuma gömerek duvarların dışındaki dünyayı hiçe saymaya, zamanla ve netice olarak ta finansal bir sarsılmaya kadar gider.
Şirketlerde bir ekip değişimi yaşanınca, eski ekibin yerine gelen yeni ekip, ilk günlerini bir öncekilerin yaptığı işleri çöpe atmak ya da en iyi ihtimalle nezaketen onları şöyle bir incelemekle geçirir.</description></item></channel></rss>