<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Kişisel on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/ki%C5%9Fisel/</link><description>Recent content in Kişisel on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Wed, 29 Dec 2010 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/ki%C5%9Fisel/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>2011 mesajları</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-12-29-cevap-verdigimizi-merak-ediyor-olabilirsiniz-kendisine-iyili/</link><pubDate>Wed, 29 Dec 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-12-29-cevap-verdigimizi-merak-ediyor-olabilirsiniz-kendisine-iyili/</guid><description>Bu yazıyı mesleki bir konuda görüşlerimi bildirmek için değil, belki seneye aklıma gelir diye, geleceğe not olarak yazıyorum. Merak edenler okuyabilir, “seninle ilgilenmiyoruz” diyorsanız kaçıp gitmekte serbestsiniz 2010 benim için (yük olarak) hem ağır, hem de çok fazla şey öğrendiğim bir gelişim senesi oldu. Çokuluslu şirketler, GDO’lu gıdalara benziyor. Kısa zamanda çok fazla şey öğreniyor, ancak bir o kadar çok yoruluyorsunuz. Bu sene içerisinde fazla bilgimin olmadığı iki farklı konuda uzmanlık kazandım, yetenek setlerime bir sürü yenilerini ekledim, farklı disiplinlerden gerçek tecrübelere sahip kaliteli insanlar tanıdım.</description></item><item><title>Şans üzerine</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-10-12-bulundugum-ve-her-iki-sartta-da-calistigimdan-oturu-bu-konu-/</link><pubDate>Tue, 12 Oct 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-10-12-bulundugum-ve-her-iki-sartta-da-calistigimdan-oturu-bu-konu-/</guid><description>Beni yeni tanıyan insanlar zaman zaman sosyal sohbetlerimizde sorarlar &amp;ldquo;şansa inanıyor musun?&amp;rdquo; diye.
Onlara her seferinde &amp;ldquo;şans, insanın ayağına gelen fırsatları iyi değerlendirebilmesidir&amp;rdquo; diyerek cevap veriyorum.
Genellikle kendime yakın bulduğum insanlar ne demek istediğimi kavrayabiliyorlar. Kavrayamayanlarla konu üzerinde biraz daha tartışıyoruz.
Bana diyorlar ki; &amp;ldquo;çok şanslısın, iyi bir eğitim alabildin&amp;rdquo;. Bunu diyenler benimle aynı koşullarda okuyup kendini eğitemeyenleri görmezler…
Diyorlar ki; &amp;ldquo;çok şanslısın, çok kolay iş buldun&amp;rdquo;. Benim düzgün bir iş bulana kadar kaç gün ücretsiz çalıştığımı ve nelerden feragat ettiğimi bilmezler…</description></item><item><title>Orta düzeydeki insanların dünyası</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-09-14-uzerinde-calisabileceginiz-cesit-cesit-farkli-uygulama-geril/</link><pubDate>Tue, 14 Sep 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-09-14-uzerinde-calisabileceginiz-cesit-cesit-farkli-uygulama-geril/</guid><description>Bu seferki yazıyı, kendim için çok şey bulduğumdan, kişisel bir not olsun diye yazdım. Büyük değer verdiğim Trevanian’ın Shibumi’sinden alıntıdır… “Senin orta düzeydeki kimselere karşı duyduğun aşağılıyıcı nefret, onlardaki geniş, kapsamlı kuvveti görmene engel oluyor. Sen kendi parlaklığının orta yerinde dururken, gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun. Oralarda kalabalıkların, beyinsiz insan kalabalığının ne tehlikeler hazırladığını görecek şekilde gözlerini ayarlayamıyorsun. Ben sana bunları söylerken bile, sevgili öğrencim, sen kendinden yeteneksiz kişilerin, sayıları ne kadar çok olursa olsun, seni yenebileceklerine inanmakta güçlük çekiyorsun.</description></item><item><title>Toplantılar ve üslup farkı</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-07-28-anonimiteye-getirdigi-son-gibi-asiri-kisisel-bilgi-paylasimi/</link><pubDate>Wed, 28 Jul 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-07-28-anonimiteye-getirdigi-son-gibi-asiri-kisisel-bilgi-paylasimi/</guid><description>Toplantıların yalnızca büyük konular, anlaşmaya varılacak ya da çözüme ulaştırılacak işler için yapılması gerektiğini düşünürüm. Günümüz iş dünyasındaki toplantı eflasyonunu ve getirdiği zaman kaybını asla ve asla anlayamadım… Büyük projelerin toplantıları da, eğer taraflar birbirlerinin dilinden çok iyi anlamıyorsa, haliyle gergin olur. İşte böyle toplantılarda taraflardan birisi baskın rol üstlenerek konuları kendi lehine çıkartacağını düşünüp “sert adam”ı oynamak ve konuyu kendi istediği şekilde sonuçlandırmak isteyebilir. Bu kişiler bir veya birden fazla da olabilir… Benim tavrım her iki tarafın da birbirlerine karşı olan düzeylerini korumaları.</description></item><item><title>3 yılın ardından…</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-07-06-3-yilin-ardindan/</link><pubDate>Tue, 06 Jul 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-07-06-3-yilin-ardindan/</guid><description>Hep söyledim; “özel günlerle aram hiç iyi değildir” diye (1), (2). Blog yazmaya başlayalı 3 sene olmuş, yıldönümünü yine bir kaç gün geçirmişim
Bu bir sene içerisinde pek çok şey değişti. En büyük değişikliklerden bir tanesi elbette iş değişikliği oldu. Yeni işimdeki yoğunluğum bana büyük tecrübeler olarak geri dönerken, bloguma ise maalesef ilgisizlik olarak yansıyor. Yazacak çok fazla konu birikmesine rağmen bir kısmını vakitsizlikten, bir kısmını ise paylaşamayacağımdan ötürü yazamıyorum. “Henüz” paylaşamayacağımdan…</description></item><item><title>Doğuştan Kör</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-06-16-sene-de-cok-tesekkur-ediyorum-hepimiz-icin-saglikli-keyifli-/</link><pubDate>Wed, 16 Jun 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-06-16-sene-de-cok-tesekkur-ediyorum-hepimiz-icin-saglikli-keyifli-/</guid><description>Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir kısa hikaye, duygusal iletişimin gücünü bir daha anımsattı. Anlatayım… Brooklyn Köprüsü’nde bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “doğuştan kör” yazılıymış. Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir reklamcı bunu görmüş. Tabelayı almış, arkasına birşeyler yazmış ve olduğu yere tekrar bırakmış. Ne olduysa olmuş… Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes başlamış dilencinin önündeki şapkaya sürekli para atmaya…</description></item><item><title>Düşünce kalkmayı bilmek gerek</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-05-20-kendisini-tebrik-ederken-icimden-gercekten-de-ne-kadar-basar/</link><pubDate>Thu, 20 May 2010 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2010-05-20-kendisini-tebrik-ederken-icimden-gercekten-de-ne-kadar-basar/</guid><description>Yarın 10 günlük (hayatımda hiç yapmadığım kadar) uzun bir tatile gidiyorum, fakat bu aralar başımdaki aksilikler gırla… Canımın bu denli sıkıldığı dönemlerde profesyonel yaşamımdaki performansım düşmesin diye kendimi, hayatımdaki bazı şeylerden geri çekiyorum. Blogum da bunlardan bir tanesi oldu ve bir süredir güncelleyemedim. Hem içimi dökeyim, hem de Pazarlama konusunun dışında da olsa bir şeyler paylaşayım istedim bu sefer sizinle… Bu içinde bulunduğum süreçte beni en çok üzen olay, motosikletimin motorunun, oluşan bir arızadan ötürü yanması oldu.</description></item><item><title>2010 hepimiz için süper bir yıl olsun!</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-12-28-vardir-degisim-bireyden-baslar-herkes-icin-iyi-dileklerimi-t/</link><pubDate>Mon, 28 Dec 2009 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-12-28-vardir-degisim-bireyden-baslar-herkes-icin-iyi-dileklerimi-t/</guid><description>Hayata ne kadar verirseniz, o kadarını geri alıyorsunuz. 2009 benim için fırsat dolu bir yıl oldu. Yepyeni bir iş, yeni arkadaşlıklar, yeni hobiler, yeni ortamlar… 2010 yılına girerken, 2009 içinde sahip olduğum her şeyin çok daha fazlasına ve çok daha iyisine sahibim! Sizin için durum nasıldı bilemiyorum, ama umarım 2010 size de 2009′un bana getirdiği şansı ve bolluğu getirir. 2009 için ben “süper bir yıldı!” diyorum. İstediklerimi elde ettiğim ve yükselme yaşadığım bu yılı “süper” diyerek niteliyorum.</description></item><item><title>Neden 'diğerleri' bizi sev(e)mez?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-21-neden-digerleri-bizi-sevemez/</link><pubDate>Thu, 21 Feb 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-21-neden-digerleri-bizi-sevemez/</guid><description>Çünkü;
Birikimimizi, Başarılarımızı, Yeteneğimizi, Düşünce yapımızı, İçinde bulunduğumuz ivmeyi asla yakalayamayacak, En önemlisi de, birçoğu, öğrenme ve başarma hırsımızı asla sahip ol(a)mayan ve asla anla(ya)mayacak milyonlarca sıradan insanın arasındalar. Biz onların anlayamadığı kavramlarla bir şeyler başardıkça onlar daha çok hırslanacak, ancak yine durumu düzeltmek için bir şey yap(a)mayacaklar. Çünkü bu, yetenek, kapasite, kafa meselesi.
İnsanlar tarih boyunca anla(ya)madıkları şeylere ya saçmalık deyip geçmişler, ya da onlardan korkmuşlardır. En zavallı grup ikisini birden bünyelerinde taşıyan insanlardır.</description></item><item><title>Mim - Nefesimi kesecek anlar...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-05-mim-nefesimi-kesecek-anlar/</link><pubDate>Tue, 05 Feb 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-05-mim-nefesimi-kesecek-anlar/</guid><description>Özgür beni mimlemiş&amp;hellip; Alışılageldik mimler gibi değil, eğlenceli ve kendi kendime hiç dillendirmediğim, ancak zaman zaman aklıma gelen düşünceleri listelememe neden olan bir dalga bu; Nefesimi kesecek anlar&amp;hellip;
Listeyi yarattıktan sonra nefesimi kesecek anların hepsinin (belki de bencilce) yalnızca kendime faydası olduğunu farkettim. Bunun için de &amp;ldquo;hayata bir daha gelsem&amp;rdquo; kısmına son bir madde ekledim. Bir de ekstrem sporlar hikayesi var, gençliğime verin!
&amp;ldquo;İşte bunlar!&amp;rdquo; listem; Kurumsal hayatı terketmek. Tüm enerjimi hobilerime ayırmak nasıl olur merak ediyorum.</description></item><item><title>Başlıyorum / Ben Kimim?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-06-28-basliyorum-ben-kimim/</link><pubDate>Thu, 28 Jun 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-06-28-basliyorum-ben-kimim/</guid><description>En sonunda, uzun zamandır isteyip de -önce üşengeçlikten, sonra askerlikten dolayı- içine giremediğim blog dünyasına giriyorum. Pazarlama prensipleri, sosyal medya, farklılaşma, marka yönetimi, iletişim ve benzeri başlıklar altına anlam yüklemek istediğim, kafamı kurcalayan, beni rahatsız eden, fikir almak ya da yalnızca paylaşmak istediğim konular üzerine konuşacağız.
Ben kimim? Yeditepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümünden mezunum. Mezun olmadan önce bir inşaat bir de tekstil üzerine çalışan bir dış ticaret sermaye şirketinde çalıştım.</description></item></channel></rss>