<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Konumlandırma on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/konumland%C4%B1rma/</link><description>Recent content in Konumlandırma on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Mon, 17 Mar 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/konumland%C4%B1rma/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Kategorinizi nasıl baltalarsınız?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-03-17-kategorinizi-nasil-baltalarsiniz/</link><pubDate>Mon, 17 Mar 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-03-17-kategorinizi-nasil-baltalarsiniz/</guid><description>Dimes&amp;rsquo;in yaptığı gibi.
Dimes nasıl yapıyor? İnsanların zihinlerinde &amp;ldquo;meyve suyu&amp;rdquo; olarak konumlandıktan sonra başka bir kategoriye kayarak, yani ürün gamına süt ekleyerek.
Lansman için milyonlarca lirayı ceplerinden çıkarıp, Mehmet Okur ile vasat reklam filmleri çekip, prime time reklam kuşaklarında yine milyonlarca liralık medya satın alması yaparak neyi hedefliyorlar?
Meyve suyu ile özdeşleşmiş markanın şimdi de süt için aynı etkiyi yaratmasını.
Reklam filmini Youtube yine kapalı olduğu için malesef paylaşamıyorum, ancak TV&amp;rsquo;de sık sık dönüyor.</description></item><item><title>Orijinal vs. Muadil</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-27-orijinal-vs-muadil/</link><pubDate>Wed, 27 Feb 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-27-orijinal-vs-muadil/</guid><description>Bol alternatife sahip olan biz tüketicilerin, duygusal ve fiyat odaklı ikilemidir Orijinal - Muadil kıyaslaması.
Aslında hiç söylendiği kadar çok alternatife sahip değiliz!
Şöyle bir düşünün, neyin alternatifini orijinaline tercih edersiniz?
Burada Türkiye&amp;rsquo;nin Facebook&amp;rsquo;u olduğunu iddia eden bir örnek var. Yorumu altında.
Bir tane de Vodafone&amp;rsquo;dan; iPhone al(a)mayanlara iPhone alternatifleri.
Komik görünüyor, değil mi? Bu tarz bir cep telefonu alacak olsam düşünmeden iPhone alırdım.
Belki ilaçta eşdeğer ürünler tercih edilebilir, ancak onlar bile (belki psikolojik olarak) bünyelerde aynı etkiyi yaratmıyorlar.</description></item><item><title>Mandriva Linux Install Fest</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-27-mandriva-linux-install-fest/</link><pubDate>Tue, 27 Nov 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-27-mandriva-linux-install-fest/</guid><description>Açık kaynaklı yazılım destekçilerinden biri olarak bir etkinlik duyurusu yapmak istiyorum, Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri bölümü, 1 Aralık 2007 tarihinde Türkiye&amp;rsquo;de ilk kez düzenlenecek bir Linux yükleme etkinliğine ev sahipliği yapacak. Ekim 2007&amp;rsquo;de kullanıma sunulan Mandriva Linux, başlangıç aşamasındaki kullanıcıların bile kolayca yararlanabileceği ve Türkçe dil desteği çok iyi olan bir Linux sürümü. Bu sürümü öğrenmek isteyenlere tanıtmak ve bilgisayarlarına kurmak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla ücretsiz düzenlenen etkinlik dünya çapında gerçekleşiyor ve Türkiye ayağını Yeditepe Üniversitesi üstlenmekte.</description></item><item><title>Dünyaya Açılan Şemsiye - Celal Birsen</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-11-dunyaya-acilan-semsiye-celal-birsen/</link><pubDate>Sun, 11 Nov 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-11-dunyaya-acilan-semsiye-celal-birsen/</guid><description>Bir plajda güneşten bunaldığımızda altına sığındığımız, yağmurlu bir günde altında oturup çayımızı kahvemizi içtiğimiz, ya da bakkaldan dondurma alırken altında durduğumuz şemsiyelerin hemen hemen hepsinin tek bir üretici tarafından üretildiğini ve markasının Celal Birsen olduğunu kaçınız biliyor? Askerliğim esnasında bir subayın yüksek lisans projesini yaparken öğrendim Celal Birsen ismini. Okuduğum metin, masalsı bir başarının vakasıydı. Yakalanan başarı bende markaya karşı bilinirliğin yanı sıra bir de sempati oluşturdu diyebilirim. Vakayı okuduktan sonraki farkındalıkla altında durduğum, yolda gördüğüm şemsiyelerin markalarına dikkat etmeye başladım.</description></item><item><title>Dalya</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-05-dalya/</link><pubDate>Mon, 05 Nov 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-05-dalya/</guid><description>Blogumu takip eden tüm arkadaşlar; Blog yazmaya başlayalı aşağı yukarı 4 ay oldu ve bugün itibariyle 100.yazımı yazdım. Uzun zamandır aklımda olan bir kaç şeyi herkesle paylaşmanın vakti geldi diye düşünüyorum; 1-Blogumun tasarımını sade tutmaya özen gösteriyorum. Tasarımı reklamlarla ve benzeri müdahalelerle mümkün olduğu kadar kirletmemeye çalışacağım. Öte yandan, tasarım aracı olarak yalnızca blogger kullanıyorum. Dolayısıyla formata müdahale imkanım sınırlı. İsteğim sayfayı her çözünürlükte standart boyutta gösterebilmek. Bunu zaman içerisinde bir şekilde aşmaya çalışacağım.</description></item><item><title>Asla anlayamadım</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-26-asla-anlayamadim/</link><pubDate>Fri, 26 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-26-asla-anlayamadim/</guid><description>Farkılaşmak varken taklit etmenin anlamsızlığından bahsediyorum. Marketing Türkiye dergisinin 133.sayısında kapak konusu &amp;ldquo;Markalar arası kopyalayapıştır&amp;rdquo; yöntemi idi. Anlayan anlamıştır zaten de, biraz daha açmak gerekirse; FMCG&amp;rsquo;de ürün geliştirirken markaların birbirini ne denli taklit ettiği ve bunun etkili olup olmadığı büyük üretici firmaların önde gelen pazarlama liderlerine sorulmuş ve yanıt aranmıştı. Konunun detayına girmeyi düşünmüyorum, burada ürün taklidinden daha fazla garipsediğim ve son bir günlerde gözüme çok çarpan bir durum mevcut. Ülker bu kopyala yapıştır markacıların şüphesiz lideri.</description></item><item><title>Absolut Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-14-absolut-blog/</link><pubDate>Sun, 14 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-14-absolut-blog/</guid><description>Bugün web&amp;rsquo;de gezinirken Absolut&amp;rsquo;un sitesine göz attım. Beklediğimden çok daha farklı bir site ile karşılaştım. Absolut, hiç beklemediğim (ve muhtemelen diğer herkesin beklemediği) şekilde, sitesini neredeyse tamamen bir blog olarak yayınlamakta. Kullanıcılar üye olarak Absolut şişesi üzerindeki kreatif çalışmalarını yayınlayabildikleri gibi partiler hakkında haberler de girebiliyorlar. Hiç bir markanın web sitesinde, ziyaretçilerin (ya da tüketicilerin) bu denli büyük etkileşim içerisinde olduğunu görmemiştim. &amp;ldquo;Cool&amp;rdquo; bir markadan da farklı bir yaklaşım beklenemezdi zaten.</description></item></channel></rss>