<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Kriz Yönetimi on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/kriz-y%C3%B6netimi/</link><description>Recent content in Kriz Yönetimi on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Thu, 07 May 2009 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/kriz-y%C3%B6netimi/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Sosyal Medya'da 'kötü' ile mücadele</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-05-07-sosyal-medyada-kotu-ile-mucadele/</link><pubDate>Thu, 07 May 2009 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-05-07-sosyal-medyada-kotu-ile-mucadele/</guid><description>2.0 üzerine beyin fırtınası&amp;rsquo;na FriendFeed&amp;rsquo;de bir çok nitelikli yorum geldi. Bu kadar yorumla birlikte konu bir çok yöne gitti. Hemen hepsi önemli konular ve üzerine ayrı ayrı düşünmek, tartışmak gerekiyor&amp;hellip;
Konular arasında toplumsal psikoloji&amp;rsquo;nin sosyal medya&amp;rsquo;ya yansıması, sosyal medya&amp;rsquo;da kişilerarası iletişim ve sınırları, markaların olumsuz sosyal medya içeriğine karşı geliştirebileceği yaklaşımlar, ilk nesil marka şikayet sitelerinin ve popüler sosyal medya katılımcılarının şikayet toplama tekelini kıracak alternatif metotlar, web 2.0&amp;rsquo;ın etik kodlarının oluşturulması gibi derin derin konuşulabilecek başlıklar mevcut.</description></item><item><title>2.0 üzerine beyin fırtınası</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-04-22-20-uzerine-beyin-firtinasi/</link><pubDate>Wed, 22 Apr 2009 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-04-22-20-uzerine-beyin-firtinasi/</guid><description>Dün Uğur Özmen&amp;rsquo;le yaptığımız bir konuşmadan alıntıdır&amp;hellip;
İtibara zarar verecek suçlamaların, isimsiz karalama maillerinin şikayetlerin, üretilen negatif içeriklerin şirketler nezdinde yarattığı dinamikler üzerine kısa ama, uzunca yorumlanabilecek bir söz.
Bu konuya sizden gelecek yorumlar doğrultusunda devam edeceğim (ya da etmeyeceğim)&amp;hellip;
Ne dersiniz, kötü&amp;rsquo;ye karşı mücadele gerçekten de finans/insan kaynaklarının harcanmasına sebep oluyor mu?</description></item><item><title>Markalar ve 'insana yakın durmak'</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-01-30-markalar-ve-insana-yakin-durmak/</link><pubDate>Fri, 30 Jan 2009 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-01-30-markalar-ve-insana-yakin-durmak/</guid><description>Dell&amp;rsquo;in 2007 yılında &amp;ldquo;Communities &amp;amp; Conversation&amp;rdquo; adlı bir departman kurduğunu biliyor musunuz?
Uzun uzun ne yaptıklarını anlatmaya gerek yok. Kısaca, sosyal medya ve sosyal ağları takip ederek Dell&amp;rsquo;i online ortamda yaşayan bir marka haline getirmek, bu esnada memnuniyetsiz ya da Dell&amp;rsquo;e zarar verecek yorumlarla karşılaşırlarsa onları olabildiğince modere etmek, müşterileri ve potansiyel müşterilerin memnuniyetini sağlayıp daha samimi bir diyalog kurmak&amp;hellip;
Dell bir dev. Bireyselliğin ve diyaloğun önemine varmış, inisiyatif almaktan çekinmeyen, yenilikçi&amp;hellip;</description></item><item><title>Yarın hayatınızda...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-10-31-yarin-hayatinizda/</link><pubDate>Fri, 31 Oct 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-10-31-yarin-hayatinizda/</guid><description>Her ayın sonunda sorduğumuz soruyu bu sefer ayın en çok konuşulan markası için soralım; Digiturk olmasa&amp;hellip; Şirket, herhangi bir sebepten ötürü yarından itibaren tüm yayınlarına ve ticari faaliyetlerine son verme kararı alsa&amp;hellip; Lig TV maçları, Max&amp;rsquo;lı film kanalları ve popüler Digiturk servislerinin tümü farklı bir platforma geçse&amp;hellip; Evdeki decoder cihazı, videoların ve VCD player&amp;rsquo;ların uğradığı akıbete uğrasa ve teknoloji çöplüğündeki yerlerini alsalar&amp;hellip; Dijital yayıncılık hizmeti sağlayan bu markayı özler misiniz? Yoksa umrunuzda olmaz mı?</description></item><item><title>1.Redbull Flugtag İstanbul</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-05-26-1redbull-flugtag-istanbul/</link><pubDate>Mon, 26 May 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-05-26-1redbull-flugtag-istanbul/</guid><description>Bir etkinlikteki başarı kriteri, etkinlik alanına olabildiğince çok insan çekmek midir? Amaçlarla doğru orantılıysa, zaman zaman evet. Bilinir bir markanız yoksa ve düşük bütçeyle sıradan bir etkinlik planlıyorsanız elbette bu şekilde yürüyebilir. Peki Red Bull gibi bir marka için çalışıyorsanız ve elinizde Flugtag gibi bir etkinliğiniz varsa? O halde etkinlik alanına olabildiğince çok insan çekmek ister misiniz? Çok fazla anlatmayacağım, zira etkinliğin içeriği herkes tarafından biliniyor. Ben işin eğlence tarafı hakkında birşeyler söylemek istiyorum.</description></item><item><title>Arçelik ve Siemens'in tek tuş savaşı</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-01-arcelik-ve-siemensin-tek-tus-savasi/</link><pubDate>Thu, 01 Nov 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-01-arcelik-ve-siemensin-tek-tus-savasi/</guid><description>Geçtiğimiz günlerde Arçelik&amp;rsquo;in tek tuşlu bulaşık makinesi icat ettiğini duyurmuştum. Fatmanur Erdoğan bu konunun altına çok çarpıcı bir yorumda bulunmuştu.
&amp;ldquo;2001 yılında tek tuş bulaşık makinelerini Siemens markasıyla piyasaya sürdük. 2007 yılında da Arçeliğin böyle bir makineyi ilk defa ancak çıkartabiliyor olması ve bunu ilk yaptık diye duyurması elbette bizi çok güldürdü! Bulaşık makinesi pazarı ise henüz yeni yeni canlanmaya başladığından tüketicilerin bu reklamlarımızı hatırlamıyor olması doğal&amp;hellip; Yakında bu konu ile ilgili haberleri izlemeye devam edin lütfen&amp;hellip;&amp;rdquo;</description></item></channel></rss>