<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Liderlik on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/liderlik/</link><description>Recent content in Liderlik on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Mon, 06 Oct 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/liderlik/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>MADO nasıl Lovemark olur?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-10-06-mado-nasil-lovemark-olur/</link><pubDate>Mon, 06 Oct 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-10-06-mado-nasil-lovemark-olur/</guid><description>Bu haftasonu arkadaşlarımla dolaşırken Maltepe sahilindeki MADO&amp;rsquo;da bir mola verdik. Tercih benim tercihim değildi. MADO. Benim için menüsünde olağandışı hiç bir şey barındırmayan, sıradan dondurmalar, sıradan pastalar, sıradan içeceklerden ibaret bir cafe zinciri&amp;hellip; Arkadaşlarımın hesabını da ödemek için kartımı verdim. Görevli 2 dakika sonra geri gelerek bana sanki bir ikramda bulunacakmış gibi kibar bir üslupla beni kasaya davet etti. Ardından şöyle dedi; &amp;ldquo;Arkadaşlarınızın yanında söylemek istemedim, ancak kartınızın limiti dolmuş, başka kartınız varsa oradan deneyelim?</description></item></channel></rss>