<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Müşteri Memnuniyeti on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/m%C3%BC%C5%9Fteri-memnuniyeti/</link><description>Recent content in Müşteri Memnuniyeti on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2009 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/m%C3%BC%C5%9Fteri-memnuniyeti/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Markalar ve Tüketici 2.0 / Her ağlayana emzik vermeli mi?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-09-01-markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi/</link><pubDate>Tue, 01 Sep 2009 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-09-01-markalar-ve-tuketici-20-her-aglayana-emzik-vermeli-mi/</guid><description>Ufuk, &amp;ldquo;bilinçsiz tüketiciler sosyal medya&amp;rsquo;da&amp;rdquo; adında bir yazı yazdı.
Kendisiyle bir süredir sorun yaşayan ve sorun yaratan tüketicilerin web&amp;rsquo;de ne kadar ileri gidebileceği konusunda tartışıyoruz. Buna naçizane dair çözümlerimi &amp;ldquo;Sorunlu Tüketici 2.0 ve çözümler&amp;rdquo; adlı bir yazıda dile getirmiştim.
Ben, Ufuk&amp;rsquo;la yaptığımız tartışmalardan yola çıkarak, onun görüşlerine göre bu konuda biraz daha katı olduğumu düşünüyorum.
Çünkü bir pazarlama insanı olarak klavyenin başına oturanların, haklı da olsalar artık zıvanadan çıktığını düşünmeye başladım.</description></item><item><title>Yarın hayatınızda...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-08-27-yarin-hayatinizda/</link><pubDate>Thu, 27 Aug 2009 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2009-08-27-yarin-hayatinizda/</guid><description>Uzun zamandır ara vermiş olduğum &amp;ldquo;yarın hayatınızda&amp;rdquo; serisine devam&amp;hellip;
Facebook olmasa&amp;hellip; İlkokul arkadaşlarını birbirleriyle buluşturabilen bu sosyal ağ, bir türlü düzgün gelir modeli oluşturamadığından, hızlı büyümesinin getirdiği maliyetlerden ve kullanıcı deneyimlerini umursamadan sitede yaptığı değişikliklerle ötürü popülaritesini yitirerek kullanıcı kaybetse&amp;hellip; Tüm dünyada milyonlarca kullanıcısının hesap bilgilerini yarın itibariyle sileceğini ve hizmet dışı kalacağını duyursa&amp;hellip;
Fenomen haline gelmiş bu sosyal ağ sitesini özler misiniz? Yoksa umrunuzda olmaz mı?</description></item><item><title>Starbucks nasıl kurtulur?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-08-18-starbucks-nasil-kurtulur/</link><pubDate>Mon, 18 Aug 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-08-18-starbucks-nasil-kurtulur/</guid><description>Geleneksel Türk işletmesi; sipariş verdiniz, doğru içecek gelmedi ya da beğenmediniz ve geri yollamak istediniz, alacağınız cevap muhtemelen &amp;ldquo;Bizde böyle kardeşim, öde parasını kalk git o zaman!&amp;rdquo; olur. Starbucks; sipariş esnasında çok beklediniz, (olmaz ya) içecek yanlış geldi, (yine, olmaz ya) çalışanların kaba-hatalı tavırlarına maruz kaldınız ya da herhangi bir olumsuz koşul yaşadınız. Alacağınız şey bir özür ve genellikle 1 ya da 2 adet bedava içecek kuponu olur. 3.dünya ülkesinde yaşayan siz için artık bu mekan, bir Lovemark&amp;rsquo;tır.</description></item><item><title>Tüketici olduğumuzu unutmak</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-08-14-tuketici-oldugumuzu-unutmak/</link><pubDate>Thu, 14 Aug 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-08-14-tuketici-oldugumuzu-unutmak/</guid><description>Evin bir işini halletmek için bir dükkana giriyorum, ürünlere bakıyor, kararımı veriyor ve satışı yapan arkadaşla eve gelinip ölçü alınacak tarih hakkında karara varmaya çalışıyorum. &amp;ldquo;Yarın saat 9 olabilir&amp;rdquo; diyor, &amp;ldquo;çünkü yarın Fatih Belediyesi&amp;rsquo;ne çok yüklü miktarda bir siparişimizi teslim edeceğiz&amp;hellip;&amp;rdquo; &amp;ldquo;Vay canına! Demek Fatih Belediyesi&amp;rsquo;yle çalışıyorsunuz&amp;hellip; Çok etkilendim!&amp;rdquo; demem gerekiyordu sanırım. Pazarlama iletişimcileri de benzer endorsement&amp;rsquo;ları kullanırlar, kimi zaman etkilemek, kimi zaman inandırıcı olmak için&amp;hellip; &amp;ldquo;X kurumunun tercih ettiği marka&amp;rdquo;, ya da &amp;ldquo;X&amp;rsquo;lerin tercihi&amp;rdquo; gibi.</description></item><item><title>Ekşi Sözlük'e reklam vermek</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-06-22-eksi-sozluke-reklam-vermek/</link><pubDate>Sun, 22 Jun 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-06-22-eksi-sozluke-reklam-vermek/</guid><description>İyi bir iş yaptığınızdan emin misiniz?
Peki, işinizi iyi yaptığınızdan?
Emin değilseniz, nerelere girip nerelerden uzak durmanız gerektiğini bilmeniz gerekmez mi?
Mesela, sosyal ağlardan, sosyal medyadan&amp;hellip;
Bu haftanın şakası olsun TTnet&amp;rsquo;in Ekşi Sözlüğe verdiği reklam&amp;hellip;
Geri kalan entry&amp;rsquo;leri ve TTnet hakkındaki feedback&amp;rsquo;leri mutlaka okuyun. Hatta TTnet&amp;rsquo;te çalışan yakınlarınz varsa onlarla da paylaşın.
Bu aralar epey para harcıyorlar, bari birileri rüyadan uyandırsın&amp;hellip;</description></item><item><title>Mola sonrası</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-10-mola-sonrasi/</link><pubDate>Mon, 10 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-10-mola-sonrasi/</guid><description>Ekim&amp;rsquo;de çalışmaya başlayacağımdan bu ara biraz fazlaca geziyorum. Cuma günü Fenerbahçe, Cumartesi Polonezköy ve Silivri, Pazar günü de Göztepe derken herşeyden 2 gün uzak kaldım, hiç online olmadım ve cep telefonum da kapalıydı. Herkese tavsiye ederim, çok iyi geliyor. Biraz WOMM yapacağım&amp;hellip; Michael Moore&amp;rsquo;un Sicko&amp;rsquo;sunu en sonunda izledim. Michael Moore ile tanıştıysanız zaten izlersiniz, henüz kendisini tanımıyorsanız Sicko&amp;rsquo;yu ve diğer belgesel filmleri olan Bowling for Columbine ve Fahrenheit 9/11&amp;rsquo;ı izlemenizi öneririm.</description></item><item><title>İşte böyle hissettirir</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-06-iste-boyle-hissettirir/</link><pubDate>Thu, 06 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-06-iste-boyle-hissettirir/</guid><description>Başarısız Pantene outdoor çalışmasından sonra şimdi de başarılı bulduğum başka bir outdoor çalışması: Ford Ranger *This is How it Feels, Ford Ranger &amp;ldquo;Projenin amacı Ford Ranger&amp;rsquo;ın zorlu yüzeylerde yaşattığı sürüş tecrübesi. Bu algıyı yaratmak için buzlu, çatlaklı ve çamurlu gibi çeşitli yer döşemeleri hazırlanarak şehrin farklı bölgelerine uygulanmış, bu yüzeylere yaklaşıldığında ise sol altta görülen &amp;ldquo;This is How it Feels, Ford Ranger&amp;rdquo; yazan uyarı levhaları eklenmiş. Yolun üzerinden sarsıntı olmadan geçenler Ford Ranger&amp;rsquo;ın sürüş keyfinin böyle bir tecrübe olduğu algısına kapılıyorlar.</description></item><item><title>Dışarıda neler oluyor...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-11-rtesi/</link><pubDate>Sat, 11 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-11-rtesi/</guid><description>Dışarıda neler oluyor&amp;hellip; Bağdat Caddesi&amp;rsquo;ndeki yeni Turkcell konsept mağazası;
Daha fazla açık alan, sergilenen ürünlere dokunma ve test etme şansı. Gezmede olduğumuzdan bizzat içeri girip kontrol edemedim. Tek merak ettiğim Göze&amp;rsquo;nin yazdığı Samsung mağazalarındaki gibi telefonların içerisinde simcard olup olmadığı. Onun dışında mağaza dışarıdan çok güzel görünüyor.
Bu da şu meşhur Turkcell çekilişleri için hazırlanan uygulama. Yaklaşık 2 haftadır İstanbul&amp;rsquo;da çeşitli noktalarda ikamet etmekteler, görüntüleme fırsatını dün buldum.
Bu da Nike&amp;rsquo;nin &amp;ldquo;Çak istediğin yere&amp;rdquo; uygulaması.</description></item><item><title>Sahici müşteri memnuniyeti</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-31-sahici-musteri-memnuniyeti/</link><pubDate>Tue, 31 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-31-sahici-musteri-memnuniyeti/</guid><description>Bu sabah Göztepe Midi Tansaş&amp;rsquo;tan karpuz aldım. Kasadan geçirdikten hemen sonra arkadaşımla torbaya koyalım derken dalgınlığımız ve aceleciliğimiz yüzünden torba yırtıldı ve karpuz yere düşüp patladı.
Bir süre patlayan karpuza boş boş baktıktan sonra aldığım diğer ürünleri poşete koydum ve marketten dışarı çıktım. Aldıklarımızı arabaya koyarken güvenlik görevlisi gelip karpuzun iadesini ya da yenisini isteyip istemediğimizi sormadı, gelip bu seçimi yapmamız konusunda bizi uyardı.
Markete tekrar girip aldığım kiloda bir karpuz seçtik, yeni seçtiğim karpuz 700 gr.</description></item></channel></rss>