<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Reklam on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/reklam/</link><description>Recent content in Reklam on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Thu, 19 Jun 2008 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/reklam/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Durmasını bilmek</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-06-19-durmasini-bilmek/</link><pubDate>Thu, 19 Jun 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-06-19-durmasini-bilmek/</guid><description>Kaskın içerisindeki yüzü tanıyabildiniz mi?
Kendisi ex-F1 kralı Schumacher.
F1 pistlerinden çekildikten sonra bu sefer motorsiklet üzerine geçmiş.
Yine hız içerdiği düşünülürse, başarılı olacağı düşünülebilir, değil mi?
Pek öyle olmamış.
İyi ürüne/hizmete sahip yöneticilerin aynı başarıyı kategori dışında da yakalayacaklarını düşünmelerine benzettim bu düşüşü&amp;hellip;
F1&amp;rsquo;de efsane olmuşsanız, başka bir dalda -tabir-i caizse- &amp;ldquo;karizmayı çizdirmemek&amp;rdquo; önemli olmaz mı?
Aynı şekilde, bir kategoride liderseniz, aynı markayla başka bir kategoride de lider olacağınızı düşünüp daldan dala atlar mısınız?</description></item><item><title>Axe Türkiye'de ne yapıyor?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-03-06-axe-turkiyede-ne-yapiyor/</link><pubDate>Thu, 06 Mar 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-03-06-axe-turkiyede-ne-yapiyor/</guid><description>Galiba hiç bir şey. TV&amp;rsquo;de seneler önce (çocukluğumda) yayınlanan Axe reklamının geçenlerde yine gördüm. Bu filmin tek farkı casting&amp;rsquo;di, senaryo, sanat yönetmenliği ve diğer unsurlar çocukluğumdaki filmle aynıydı.
Sene 2008, ben Axe&amp;rsquo;ın yurtdışı örneklerini gördükçe &amp;ldquo;acaba yaratıcı olmak konusunda çok mu kısırız, yoksa Axe&amp;rsquo;taki marka yönetimi ekibi Türkiye&amp;rsquo;yi muhafazakar bir ülke olarak mı görüyor?&amp;rdquo; diye düşünüyorum.
Çünkü ülkemizdeki Axe uygulamaları, markanın yurtdışındaki imajının aksine son derece uslu kalıyor. Yalnızca tehlikesiz imalarla &amp;ldquo;yaramaz marka&amp;rdquo; imajı verilmeye çalışıyorlar, ama etkide zayıf kalıyor, insanlara çarpmıyor.</description></item><item><title>Pepsi Max mı Coca-Cola Zero mu?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-25-pepsi-max-mi-coca-cola-zero-mu/</link><pubDate>Mon, 25 Feb 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-25-pepsi-max-mi-coca-cola-zero-mu/</guid><description>Aysel Gürel&amp;rsquo;in vefat etmesinden sonra Pepsi, Max için çekilen 2.reklam filminin medya satınalması çoktan yapıldığından (ve milyonlarca lirayı haklı olarak çöpe atmak istemediğinden) filmi yayından kaldırıp yalnızca arka arkaya okunan 2 adet spot koymuştu. Şimdi yine TV&amp;rsquo;de orijinal reklamı görüyoruz, bu sefer sonuna &amp;ldquo;Aysel Gürel&amp;rsquo;i saygıyla anıyoruz&amp;rdquo; diye eklemişler. Ben de, &amp;ldquo;acaba bu filmi yeniden yayınlamak konusunda insanlardan feedback almışlar mıdır?&amp;rdquo; diye düşündüm. Merak ediyorum, Coca Cola Zero&amp;rsquo;nun da pazara girişiyle paniklediler ve içgüdüsel bir şekilde yeniden yayınlama kararı mı aldılar?</description></item><item><title>Bilinçlendirme kampanyalarını amatörler yürütmemeli</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-17-bilinclendirme-kampanyalarini-amatorler/</link><pubDate>Sun, 17 Feb 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-02-17-bilinclendirme-kampanyalarini-amatorler/</guid><description>Kardeşimin hastalandığı bir akşam onu bir hastaneye götürüyorum. İçeri giriyorum, işlemleri yaptırıyorum ve doktor kardeşimle ilgilenirlerken dışarıda bekliyorum. O sırada gözüme şu showcard ilişiyor.
Ne olduğunu anlamıyorum tabi. Biraz daha yakına gidip bakıyorum.
Artık bir fikir veriyor, ancak ne olduğu yine tam olarak anlaşılmıyor. Çünkü kargacık burgacık yazılar o kadar yakından bile okunmuyor.
Aslında Rahim Ağzı Kanseri&amp;rsquo;ne karşı yapılmış oldukça basit ve etkili bir bilinçlendirme kampanyası.
Sorun: Rahim ağzı kanseri. Hedef: 18-35 yaş arası kadınlar.</description></item><item><title>Günaydın</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-01-28-gunaydin/</link><pubDate>Mon, 28 Jan 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-01-28-gunaydin/</guid><description>Nike &amp;ldquo;Yaradan&amp;rdquo; kampanyasını geri çekmeye karar verdi, ancak testiyi kırdı bir kere. Haberin tamamı burada.
Yaratıcı fikrin şirket amaçlarının çok dışında tartışmalara yol açtığını üzülerek bildirmiş Nike yetkilileri.
Bunun böyle bir sonuç doğuracağını koskoca kurumda kimse göremedi mi?
Belki yeni bir yapılanmanın vakti gelmiş de geçiyordur&amp;hellip;</description></item><item><title>TFF reklam filmi</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-01-16-tff-reklam-filmi/</link><pubDate>Wed, 16 Jan 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-01-16-tff-reklam-filmi/</guid><description>Haluk Ulusoy desteğe çağırıyor. Milli takımdan çok kendisi için sanırım&amp;hellip;
EURO 2008&amp;rsquo;e daha 6 ay varken bu ne desteği oluyor?</description></item><item><title>Diva ve Boya</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-01-02-diva-ve-boya/</link><pubDate>Wed, 02 Jan 2008 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2008-01-02-diva-ve-boya/</guid><description>Düşünün bir; Boya üreticisisiniz ve piyasada mevcut bulunan boya markanıza bir yüz seçeceksiniz. Kimi seçerdiniz?
Polisan, nam-ı diğer &amp;ldquo;Gülen Boya&amp;rdquo;, 300 bin YTL karşılığında Ajda Pekkan&amp;rsquo;ı marka yüzü olarak seçmiş.
Boyanın satın alma tercihini ustaların yaptığını düşünürsek Ajda Pekkan ile yola devam etmenin ne denli mantıklı olabileceğini sorgulayabiliriz. Etkili olur-olmaz, orası gerçekten meçhul. Ben etkili olacağını pek sanmıyorum, ama Polisan bunu denemeye değer bulmuş ki böyle bir meblağa göz yummuş.</description></item><item><title>Tıkırdatanlar ve Dinleyenler</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-16-tikirdatanlar-ve-dinleyenler/</link><pubDate>Fri, 16 Nov 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-11-16-tikirdatanlar-ve-dinleyenler/</guid><description>Elizabeth Newton 1990 yılında basit bir &amp;ldquo;role-play&amp;rdquo; üzerine yaptığı çalışmayla Stanford Üniversitesi&amp;rsquo;nden doktora ünvanı almış. Çalışmada insanlar &amp;ldquo;Tıkırdatanlar&amp;rdquo; ve &amp;ldquo;Dinleyenler&amp;rdquo; olarak iki gruba ayrılmış. Tıkırdatanlara en iyi bilinen şarkılardan bir liste sunulmuş (Mutlu yıllar sana vb.) ve bu şarkılardan birini seçerek parmaklarıyla ritim tutmalarını, dinleyenlere şarkıyı tahmin ettirmeleri istenmiş. Bu deney boyunca 120 şarkı parmakla çalınmış, dinleyenler şarkıların yalnız %2.5&amp;rsquo;ini bilmiş; 120 taneden 3&amp;rsquo;ünü. Peki bu deneyde doktora aldıracak kadar önemli olan neydi?</description></item><item><title>Operation Firefox</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-29-operation-firefox/</link><pubDate>Mon, 29 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-29-operation-firefox/</guid><description>Firefox bir gerilla (ambient) uygulama yarışması yapıyor; Operation Firefox. Hemen katılmak istedim ama yalnızca Firefox ofisi olan ülkelerden katılım yapılabiliyormuş. Amaç kabaca, 3.5 feet (yaklaşık 1 metreye denk geliyor) büyüklüğünde bir Firefox sticker&amp;rsquo;ını en verimli yere yerleştirmek, neden (hedefler) nasıl (uygulamanın gerçekleştirilmesi ve kamusal alan kullanıldıysa alınan izinler) ve sonuç (kaç insan gördü, bilinirlik frekansındaki değişim vs.) ilişkisine bağlayarak jüriye görsel ve metinsel kanıt sunarak onları etkilemek. Herşeyden önce (fazla opsiyon bırakmayıp esnek olmasa da) bunun bir gerilla uygulama yarışması olması çok heyecan verici.</description></item><item><title>In-Store</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-17-in-store/</link><pubDate>Wed, 17 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-17-in-store/</guid><description>Bu ara bir hızlı tüketim (gıda) şirketi için gerçekleştirdiğim storecheck&amp;rsquo;ler sırasında dikkatimi çeken bazı supermarket içi uygulamalar ve markalar oldu. İlk olarak Gillette Fusion kiosk&amp;rsquo;uyla başlayalım. P&amp;amp;G&amp;rsquo;nin bu kadar masraf edip böyle bir kiosk hazırlaması beni oldukça şaşırttı. Tasarımı ve yerleşimi çok güzeldi, oldukça fütüristik duruyor, zaten bıçağın da yüksek teknoloji ürünü olduğunu vurgulayıp duruyorlar. İyi görünmesinin yanı sıra, kiosk içerisine bir de LCD TV yerleştirmişler, arka arkaya Gillette Fusion reklamı yayınlayarak hem görsel hem işitsel destek sağlıyor.</description></item><item><title>Hurma Pie</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-09-hurma-pie/</link><pubDate>Tue, 09 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-09-hurma-pie/</guid><description>Şu yazı, pek çok insan için hiç bir anlam ifade etmez sanırım. Ancak bu karede, durum bir anda değişiyor. Yazı olmasa bile M&amp;rsquo;sinden tanırız onu. Sevgili dostum Burak gönderdi. Fotoğrafı Dubai&amp;rsquo;de bizzat benim için çekmiş, sağol diyorum buradan bir kez daha. Benzer durumu Ukrayna&amp;rsquo;da Honda için de yaşamıştım, yine aynı durum McDonald&amp;rsquo;s için de geçerliydi zira orada da Kiril alfabesi kullanılıyordu, ancak fotoğrafını çekmeye lüzum görmemiştim. Yazıyı yazarken &amp;ldquo;keşke çekseydim&amp;rdquo; diye hayıflanmadım değil.</description></item><item><title>Kahve Dünyası Outdoor</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-06-rtesi/</link><pubDate>Sat, 06 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-06-rtesi/</guid><description>Kahve Dünyası outdoor Dün Kahve Dünyası&amp;rsquo;nın önünde gördüğüm çok hoş bir outdoor uygulaması.
Aynı fikri bir elektrikli ev ürünleri satan firmada çalışan kuzenim için, ekmek yapma makinasında uygulanmak üzere düşünmüştük. Sadece teoride kalmıştı, Kahve Dünyası benzer bir fikirle bunu gerçekleştirmiş.
O buhardan aynı zamanda kahve kokusu da yayılıyor mu? Kahve Dünyası&amp;rsquo;nın tam önünde durduğundan anlayamadık. Yine de çok hoş, çok güzel bir uygulama, kış günlerinde gerçek anlamını daha iyi bulacaktır diye tahmin ediyorum.</description></item><item><title>İki uç</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-02-iki-uc/</link><pubDate>Tue, 02 Oct 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-10-02-iki-uc/</guid><description>Bugün, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir müşteri için bir anket yürüttüm. Anket örneklemini 3 parçaya böldüm;
Müşterimizden konut alanlar, Müşterimizden almayarak diğer firmalardan alanlar, Hiç satın alma gerçekleştirmeyenler. Bir grup insan üzerinde anketi gerçekleştirip hızlıca bunları tablolar haline getirdiğimde, satın almamalardaki en büyük nedenin finansal durumlarının &amp;ldquo;yeteri kadar iyi&amp;rdquo; olmaması olduğunu gördüm. Yani orta halli olmak bile, bu tip bir yatırım aracı için genellikle yetmiyor.
Ancak en çarpıcı bulduğum kısım, satın alma gerçekleştiren kimselerle konuşurken evlerinin hangisi olduğunu hatırlayamayan, &amp;ldquo;geçen hafta 2 3 tane aldım onlardan biri mi?</description></item><item><title>Marketingist 2007 izlenimleri...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-23-marketingist-2007-izlenimleri/</link><pubDate>Sun, 23 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-23-marketingist-2007-izlenimleri/</guid><description>Bir marketingist daha sonlandı. Her sene gitmek isteyip te bilet fiyatlarından dolayı gidemediğim fuara bu sene (istemediğim kadar çok) davetiye buldum. Fazla davetiyelerimizi paylaşmak istediğimiz bazı yakınlarımız ve arkadaşlarımızdan da olumsuz ya da hiç cevap alamayınca Göze ile beraber kalktık gittik. Hüseyin&amp;rsquo;de çoğu zaman bizimle birlikteydi. Keyifli vakit geçirdiğimizi söyleyebilirim. Önce fuar dışı organizasyondan bahsedelim. Pazarlama fuarının internet sitesi çok kötüydü. Ben böylesi bir iletişim aracına, hem de marketingist gibi bir fuar için hazırlanan web sitesinin özensizliğin büyük bir utanç olduğunu düşünüyorum.</description></item><item><title>eBay Mastercard</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-13-ebay-mastercard/</link><pubDate>Thu, 13 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-13-ebay-mastercard/</guid><description>Firmaların sadakat arttırmak için bir çok farklı yola başvurduğunu hepimiz biliyoruz. Bazı şirketler vardır ki, onlar farklılıklarından, pazara ilk giren olmanın verdiği güçten ve yenilikçi anlayışlarından dolayı tüketici nezdinde sadakati kolaylıkla kazanırlar. Hatta kimisi Lovemark bile olabilir. İşte eBay&amp;rsquo;de benim gözümde öyle şirketlerden biridir. Promosyonel aktiviteleri başarıyla yürüten, yerli firmalar gibi &amp;ldquo;mass marketing&amp;rdquo; değil, gerçekten satın almamla ilgili analizler yapıp, ilgilendiğim ve ilgilenecek olmam muhtemel ürünlerin promosyonlarını gönderen, kısacası işini doğru yapan, ilişkilerini çok doğru yürüten bir firmadır.</description></item><item><title>Alternatif mecra -video</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-05-alternatif-mecra-video/</link><pubDate>Wed, 05 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-05-alternatif-mecra-video/</guid><description>Bir önceki Alternatif mecra başlıklı yazımda bahsettiğim video aşağıda&amp;hellip; Video için Zafer&amp;rsquo;e teşekkürler. Alternatif mecra Geçtiğimiz hafta Caddebostan&amp;rsquo;da otururken kalabalığın ilgisinin bir noktaya toplandığını farkettik, dönüp baktığımda sırtlarındaki donanımla hem sesli, hem de tepesindeki LCD ekranla görüntülü reklam mecrası haline gelen bu arkadaşları gördüm. T-Shirt üzerindeki reklamları zaten biliyorduk, alnına yazı yazdıranları, hatta koluna, omzuna ve çeşitli uzuvlarına dövme yaptıranları da gördük, ama bu bambaşka olmuş. Kaplumbağa gibiler, azıcık öne doğru eğildiklerinde LCD&amp;rsquo;ler gözünüzün içine giriyor.</description></item><item><title>Öyle hızlı ki, uçuyoruz!</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-04-oyle-hizli-ki-ucuyoruz/</link><pubDate>Tue, 04 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-04-oyle-hizli-ki-ucuyoruz/</guid><description>Ha oldu, ha olacak derken nihayet söylentiler doğru çıktı ve İran ile eşdeğer hızda olan internet bağlantımız, asgari 1mbit hıza yükseltildi. ATCW imzalı reklam filmi, Türk Telekom&amp;rsquo;un hizmetinin kalitesini bilen benim de içinde bulunduğum bir çok abonenin asabını bozuyor. Halen fahiş fiyat, halen sürekli kopan, dünya standartlarının çok altında, yavaş bağlantı hızları&amp;hellip; Tepkiler için buraya&amp;hellip; Müşterilere, yani Türk insanına yaptıkları muameleye, sansür uygulamalarına, kurumsal düzeyde beceriksizliğine ve hantallığına rağmen dünyada eşine rastlanmayacak denli kârlı bir kurum olma özelliği taşıyan Türk Telekom, reklamlarıyla da toplumdaki antipati seviyesini istikrarlı bir şekilde arttırmaya devam ediyor.</description></item><item><title>Bir kurum kültürü olarak kayıtsızlık</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-03-bir-kurum-kulturu-olarak-kayitsizlik/</link><pubDate>Mon, 03 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-03-bir-kurum-kulturu-olarak-kayitsizlik/</guid><description>Tüketicilerin isteklerini ve dertlerini anlamak adına çok önemli bir kaynak olduğunu düşündüğümden www.sikayetvar.com sitesinin sıkı takipçisiyim.
Yine rutin gezintimi yaparken rastladığım şikayeti paylaşmak istiyorum.
İnanılmaz. Müşteri olarak memnun olmayabiliriz, firmanın etik değerlerini de tartışabiliriz, ama enteresan olan çalışanların tavrı. Teknosa&amp;rsquo;daki bu kayıtsızlık, vurdumduymazlık kurum kültürü galiba&amp;hellip;
Yok artık&amp;hellip; Geçenlerde Alinur Velidedeoğlu &amp;ldquo;Seçim yasakları elimizi kolumuzu bağladı&amp;rdquo; demişti. Bu demeç kendini affettirmekten ziyade eleştirilerin dozunu daha da artırdı, zira bir çok insan bu mazereti gülünç buldu.</description></item><item><title>Çağrışım yaptıranlar ve diğerleri...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-28-cagrisim-yaptiranlar-ve-digerleri/</link><pubDate>Tue, 28 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-28-cagrisim-yaptiranlar-ve-digerleri/</guid><description>Bu yazı size ne ifade ediyor? Birçoğunuza koca bir hiç. Herhangi bir çağrışım yaptı mı? Yapmamış olmalı. Bu tabela sizce ne tabelası olabilir? Café? Saat dükkanı? Kuaför? Cevabı vereyim, hiçbiri. Fotoğrafı Ukrayna - Odessa&amp;rsquo;da çektim. Çok az insan İngilizce konuşabildiğinden, dil sorunu yaşadığım bir yer olarak hafızamda yerini aldı. Öyle ki, karnımı doyurmak için girdiğim cafelerde İngilizce menü bulamayıp, soluğu McDonald&amp;rsquo;s&amp;rsquo;ta aldığımda, siparişimle ilgilenen kızdan, oldukça popüler ve kolay bir seçim olan Big Mac menüsünü , iletişim problemimiz yüzünden 8 dakikada alabildim.</description></item><item><title>Farklı mendil</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-24-farkli-mendil/</link><pubDate>Fri, 24 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-24-farkli-mendil/</guid><description>Bunu önceden görmüştüm. Her gittiğimiz yerde önümüze konulan kolonyalı mendillerden neden farklı olduğu arka yüzünde yazılmış. Satış adedinden ve kaliteden bahsetmenin ne alemi var anlamadım. Yine de güzel bir farklılaşma. Daha iyi bir sunumla daha çok ses getirebilir bence. Google Earth&amp;rsquo;teki küçük işletmelerimiz&amp;hellip; Ikea&amp;rsquo;ya ulaşımdan bahsedince, yerini yurdunu bilmeme rağmen, Google Earth&amp;rsquo;ten bir kuşbakışı yapayım dedim. İşte, görüldüğü üzere, tam anlamıyla izole bir yapısı var. Aşağıdaki kırmızıyla çizilmiş alan Ikea&amp;rsquo;ya en yakın otobüs durağı.</description></item><item><title>Mor fikir</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-16-mor-fikir/</link><pubDate>Thu, 16 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-16-mor-fikir/</guid><description>Bir süredir teknoloji alışverişlerimi yapmadan önce piyasa fiyat araştırmasında referans aldığım bir site var: www.teknofiyat.com
Arabirimi son derece kullanışlı olan bu siteyi de askerden döndüğümden beri kullanıyorum. Hatta, yakın zamanda çok ihtiyacım olan bir elektronik ürünü de bu siteden yaptığım araştırmayla, daha önce hiç alışveriş yapmadığım küçük bir firmadan, sitede gösterilen fiyatla da aldım.
teknofiyat.com şimdiden kendi kulvarında en büyük referans noktası. Biraz bakınca tasarımındaki sadelik, kullanımındaki kolaylık ve sonuçların tutarlılığı aklıma google&amp;rsquo;ı getirdi.</description></item><item><title>Dışarıda neler oluyor...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-11-rtesi/</link><pubDate>Sat, 11 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-11-rtesi/</guid><description>Dışarıda neler oluyor&amp;hellip; Bağdat Caddesi&amp;rsquo;ndeki yeni Turkcell konsept mağazası;
Daha fazla açık alan, sergilenen ürünlere dokunma ve test etme şansı. Gezmede olduğumuzdan bizzat içeri girip kontrol edemedim. Tek merak ettiğim Göze&amp;rsquo;nin yazdığı Samsung mağazalarındaki gibi telefonların içerisinde simcard olup olmadığı. Onun dışında mağaza dışarıdan çok güzel görünüyor.
Bu da şu meşhur Turkcell çekilişleri için hazırlanan uygulama. Yaklaşık 2 haftadır İstanbul&amp;rsquo;da çeşitli noktalarda ikamet etmekteler, görüntüleme fırsatını dün buldum.
Bu da Nike&amp;rsquo;nin &amp;ldquo;Çak istediğin yere&amp;rdquo; uygulaması.</description></item><item><title>Plastik Cerrahi'de gerilla</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-01-plastik-cerrahide-gerilla/</link><pubDate>Wed, 01 Aug 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-08-01-plastik-cerrahide-gerilla/</guid><description>Böyle olur =)
Bazı bayanları gücendirebilir belki, ama dikkat çekicilik 10 üzerinden 10!
Farkındalık yaratmak adına yapılmış, ancak hedef kitle kim? Kadınlar zaten gayet farkında. Bence oldukça erkek için görünüyor&amp;hellip;</description></item><item><title>Sütaş Parade</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-28-rtesi/</link><pubDate>Sat, 28 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-28-rtesi/</guid><description>Sütaş ineğini sevmiyorum ve ondan kurtulmayarak yanlış yaptıklarını düşünüyorum. Fakat bu sefer 12&amp;rsquo;den vurdular.
Cow Parade ana sponsoru olmak çok iyi fikir. Daha iyi oturamazdı, inek bu sefer işe yaradı gibi&amp;hellip;
http://www.cowparade-istanbul.com/</description></item><item><title>People in Need</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-25-people-in-need/</link><pubDate>Wed, 25 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-25-people-in-need/</guid><description>Bir yardımlaşma kampanyası, çalışmalar oldukça çarpıcı&amp;hellip;
Artık harcamalarımızı yaparken, lükslerimizi &amp;ldquo;ihtiyaç&amp;rdquo; diye isimlendiriyoruz. Neyin ihtiyaç olduğunu gerçekten iyi anlatılmış. Bu susuzlukta benim en çarpıcı bulduğum dördüncü ilan oldu&amp;hellip;</description></item><item><title>Bırrrr tadında reklam</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-23-birrrr-tadinda-reklam/</link><pubDate>Mon, 23 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-23-birrrr-tadinda-reklam/</guid><description>Coca Cola&amp;rsquo;nın yeni reklamını beğenmeyen birine rastlamadım. Çok eğlenceli olmuş. Tebrikler.</description></item><item><title>Şirinlik değil, istismar.</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-17-sirinlik-degil-istismar/</link><pubDate>Tue, 17 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-17-sirinlik-degil-istismar/</guid><description>Bir varmış, bir yokmuş. Türkiye adında büyük ve güzel bir ülkede, Turkcell adında bir GSM operatörü varmış. 2004 yılına kadar pazara ilk giren GSM operatörü olmanın avantajını “fazlasıyla” kullanarak pazarın kaymağını yemiş, daha sonra Vodafone ve Avea gibi rakipler karşısında kendini tedirgin hissederek gözü açılan kullanıcılara sevimli gözükmek için “Cellocan”ları kullanmaya başlamış… Süt istiyorum dediler, zıp zıp zıplayıp önümüzden geçtiler, şirin bulduk. Yılbaşımızı kutladılar, hala neden çocukları kullandıklarına anlam veremedik. Trende “gözlerine toz kaçtı”, rahatsız olduk.</description></item><item><title>Bakteryal Rezidans</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-16-bakteryal-rezidans/</link><pubDate>Mon, 16 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-16-bakteryal-rezidans/</guid><description>Domestos Rengarenk TV reklamı
Sizi bilmem ama ben bu sevimli bakterilere (ya da mikroplara) bayılıyorum. Unilever, &amp;ldquo;back to school period&amp;rdquo; dediğimiz döneme girildiğinde bir temizlik paketi yapıp bu sevimli yaratıkların oyuncaklarını-kuklalarını verse hoş olmaz mı?</description></item><item><title>Transformers, more than meets the eye</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-09-transformers-more-than-meets-the-eye/</link><pubDate>Mon, 09 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-09-transformers-more-than-meets-the-eye/</guid><description>Transformers haftasonumu eğlenceli kılan unsurlardan biriydi. Çok eğlenceli ve çok güzel bir film. Bence beklenenden fazlasını verdi. Tabi bunda çocukluğumuzun çizgi filmi olmasından dolayı büyük bir hatırı ve robot-insan savaşı hikayeleri içerisinde en yaratıcı bulduğum senaryolardan biri olmasının da payı var elbette. Kocaman USA bayrakları göreceğimiz ve bol bol başkanlık propogandası dinleyeceğimizi düşünürken filmde bunlara rastlamamak, hatta kimi yerlerde (ciddi bir tehdit varken başkanın kayıtsızca uzanıp asistandan brownie istemesi, filmin cast kısmında da bayan Witwicky&amp;rsquo;nin &amp;ldquo;burası Amerika, uzaylı robotlarla temas olsa hükümetimiz bunu bizden saklamazdı gibi) ince göndermeler görmek çok hoştu.</description></item><item><title>Avantajın varsa, n'aparsın?</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-03-avantajin-varsa-naparsin/</link><pubDate>Tue, 03 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-03-avantajin-varsa-naparsin/</guid><description>Çakkıdı çakkıdı oynamam, orası gerçek.
Reklam hareketli olmuş, kıpır kıpır… Ama beni rahatsız eden, hoşuma gitmeyen bir yanı vardı ve bugüne kadar benim hiç aklıma gelmeyen bir şeyi geçen gün bir arkadaşım söyledi; &amp;ldquo;Advantage&amp;rsquo;ın olması gerektiği gibi elit değil, fazla hareketli, çok çingene* işi olmuş&amp;rdquo;.
Banka kartlarının konumları ve marka imajları üzerinde hiç detaylı olarak düşünmemiştim ama HSBC bende hep biraz snob bir imaj yaratmıştır. Eh, kartından da daha farklı bir şey beklemek elbette yanlış olur.</description></item></channel></rss>