<?xml version="1.0" encoding="utf-8" standalone="yes"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"><channel><title>Turizm on Eren Kumcuoğlu — Blog</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/turizm/</link><description>Recent content in Turizm on Eren Kumcuoğlu — Blog</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><lastBuildDate>Fri, 14 Sep 2007 00:00:00 +0000</lastBuildDate><atom:link href="https://erenkumcuoglu.com/blog/categories/turizm/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title>Henkel reklamları üzerine</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-14-henkel-reklamlari-uzerine/</link><pubDate>Fri, 14 Sep 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-09-14-henkel-reklamlari-uzerine/</guid><description>Daha üniversite&amp;rsquo;ye dahi adım atmamışken aklıma düşen kurtlardan biridir. Bunca zamandır aklımı meşgul etse de, halen ekranlarda Henkel&amp;rsquo;in aynı tip reklamlarını görmekteyiz. Bir stereotip olan Henkel reklamları&amp;hellip; Zaten ucuz prodüksiyonlu ve klişeleşmiş reklam anlayışıyla çekilen deterjan reklamlarının geneline şu konsept hakimdir; Türk tipine hiç benzemeyen, tamamen aryan bir hanım çıkar, kıyafetlerinin renklerinin solukluğundan ya da lekelenmesinden şikayet eder, bu arada dudaklarına ve mimiklerine gözümüz takılır, ancak anlamı yoktur söylediklerinin, çünkü farklı bir dilde konuşuyordur.</description></item><item><title>Mirasımızı iyi pazarlayamıyoruz...</title><link>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-01-mirasimizi-iyi-pazarlayamiyoruz/</link><pubDate>Sun, 01 Jul 2007 00:00:00 +0000</pubDate><guid>https://erenkumcuoglu.com/blog/2007-07-01-mirasimizi-iyi-pazarlayamiyoruz/</guid><description>Ön Not: Kendi blog&amp;rsquo;uma yazdığım bir yazıyı hiç değiştirmeden burada da yayınlamak istiyorum. Tesadüf olacak; aynı yazıyı geçen sene 1 Temmuz&amp;rsquo;da yayınlamışım. Tam 1 sene arayla, aynı yazı, yeniden&amp;hellip;
Bugün ilk kez Dolmabahçe Sarayı&amp;rsquo;na gittim. Çok büyük beklentilerle gitmemiştim zaten ama, yine de gezdiğim yerlerden etkilenmediğimi söylemeliyim.
Beni bu yazıyı yazmaya iten şey ise kendi çektiğim fotoğraflara tekrar bakmam oldu. Özellikle Atatürk ile ilgili yerlerde çektiğim fotoğraflara bakınca, orada bizzat bulunurken yaşadıklarımdan daha farklı hisler yaşadım.</description></item></channel></rss>